|
Kapak Konusu:
Bazı Çevrelerde Yaşanan Türk İslam Birliği Paniği Neden Gereksizdir Türk İslam Birliği, tüm Türk dünyasının ve İslam dünyasının büyük bir heyecanla beklediği bir birliktir. 57’yi aşkın ülkenin Türkiye’ye vizeyi kaldırması, bu müjdeli döneme hızla yaklaştığımızın önemli bir müjdesidir. Ancak son dönemlerde özellikle bir kısım yabancı basında Türk İslam Birliği paniği yaşandığını gösteren makaleler yayınlandığı ve bu birliğin önlenmesi için siyasi çevrelerde de bazı girişimlerde bulunulduğu görülmektedir. Ancak bu çevrelerin gözden kaçırdığı önemli bir nokta vardır:
Bu kesimler Türk İslam Birliği’nin kurulmasını engellemeye çalışarak, bir anlamda bu birliğin kendi ülkelerine getireceği huzuru, refahı ve ekonomik gelişimi de engellemektedirler.
Yaşanan son gelişmeler de göstermiştir ki; Türk İslam Birliği’nin gerçek amacının ve tüm dünyaya Hz. Mehdi (a.s.) vesilesiyle yayılacak olan barış ortamının anlatılması bu paniğin gereksizliğinin anlaşılması için büyük önem taşımaktadır.
Sayın Adnan Oktar’ın son 30 yıldır İslam ahlakının yayılması, Darwinizm’in fikren ortadan kaldırılması ve Türk İslam Birliği’nin kurulması için yürüttüğü ilmi mücadele artık tüm dünya tarafından bilinmekte ve yakından takip edilmektedir. Özellikle son dönemde Sayın Adnan Oktar’ın Türk İslam Birliği ile ilgili öneri ve görüşleri doğrultusunda yaşanan gelişmeler, Türk İslam Birliği müjdesinin her geçen gün yaklaştığının önemli birer delilidir. Sayın Adnan Oktar’ın, kökeni uzun yıllara dayanan Türk İslam Birliği ülküsünün en dikkat çeken ve uzun süre bazı çevrelerce yadırganan yönü ise “Arap dünyasından, İran’ın ve İsrail’in de dahil olduğu bir birlik oluşturmayı” hedeflemesi olmuştur. Son dönemde yaşanan gelişmeler ve yayınlanan bazı makaleler de göstermiştir ki, Arap dünyasının, İsrail ve İran’ın aynı birlik altında bulunmasının önemi hala bazı kesimlerce anlaşılamamakta ve İslam dünyasının böyle bir birlik vesilesiyle güçlenmesi ihtimali karşısında İsrail başta olmak üzere çeşitli çevrelerde yersiz bazı tedirginlikler yaşanmaktadır. Oysa bu kesimler Türk İslam Birliği aleyhinde faaliyet yaparak, bir nevi kendi ülkelerini içinde bulunduğu dar boğazda bırakmak için faaliyet yapmaktadırlar. Çünkü Sayın Adnan Oktar’ın fikir önderliğini yaptığı Türk İslam Birliği, Allah’ın izniyle yalnızca Müslüman ülkelerin kurtuluşu için değil, aynı zamanda içlerinde İsrail’in de bulunduğu tüm dünyanın barışı ve refahına yönelik bir birlik olacaktır.
Devamı için tıklayınız.

İlmi Mercek Sayı 68: Türk-İslam Birliği Yolunda VİZE UYGULAMALARINDA SON GELİŞMELER
Türkiye ile Rusya Arasında Vizenin Kalkması İçin İlk Adım Atıldı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, iki günlük çalışma ziyareti amacıyla geldiği Moskova'da önce Rusya Devlet Başkanı Dmitry Medvedev, ardından Rusya Başbakanı Vladimir Putin ile görüştü. Başbakan, Putin'le görüşmesinde vizenin kaldırılması talebini yineledi. Putin de olumlu yanıt verince, çalışma başlatılması kararlaştırıldı. Türk ve Rus gazetecilerin karşısına çıkan iki lider soruları yanıtladı. Putin, vizenin kaldırılması konusunda çalışma başlatacaklarını kaydetti. Erdoğan da, "Az önce müjdeyi Sayın Başbakan verdi. O da; vizenin kaldırılması noktasındaki çalışmanın taraflarca başlatılması süreci. İnanıyorum ki bu, buluşmamızın önemli yanlarından biri oldu. Temenni ederim ki; Devlet Başkanı Medvedev'in mayıstaki Türkiye ziyaretinde bu, karar altına alınır" diye konuştu. (sabah.com.tr)
Gül'den Mısır Liderine “Vizeyi Kaldıralım” Teklifi
Çalışma ziyareti için Türkiye'ye gelen Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, Ankara'nın Filistin sorununun çözümünde oynadığı rolü övdü.
Son dönemde Suriye, Libya ve Ürdün ile vize uygulamasını karşılıklı olarak kaldıran Türkiye, Mısır ile de benzer bir adım atmak için harekete geçti. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Ankara'da ağırladığı Mısır Cumhur- başkanı Hüsnü Mübarek'e, iki ülke arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması'nı (STA) hatırlatarak vizenin de kaldırılması önerisinde bulundu. Mısır yönetiminin buna sıcak baktığı, kendi içinde bir çalışma yapacağı bildirildi. Ankara, yakın bir zaman içinde Kahire'nin gerekli adımları atmasını bekliyor.
(zaman.com.tr)
Devamı için tıklayınız.

Bir Ayet Bir Açıklama: Teğabün Suresi, 16 "... Kim nefsinin bencil-tutkularından (ya da cimri tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır." (Teğabün Suresi, 16)
Allah bu ayetiyle insanı bu dünyada ve ahirette kurtuluşa yöneltecek olan tavrın, nefislerinin kötü özelliklerinden sakınmak olduğunu bildirmiştir.
İnsan nefsi bencillik, egoistlik, cimrilik gibi çeşitli kötü ahlak özelliklerine yatkın bir yapıda yaratılmıştır. Nefsini eğitmediği takdirde, bu kötü ahlak özellikleri kişinin tüm ahlakına hakim olur. Böyle bir kişi ise genellikle herkesten çok hatta çoğu zaman yalnızca kendisini düşünür. Kendisi için daima herşeyin en iyisini, en güzelini, en mükemmelini ister ve bunları elde etmek için başkalarına zarar vermekten çekinmez. Kendisi bu özelliklere sahip olmadığı halde ona karşı herkesin olabildiğince anlayışlı ve özverili bir yaklaşım içerisinde olmasını bekler. İçten içe hep kendi istek ve çıkarlarını korumak, kendi rahatını ve konforunu sağlamak ister.
Devamı için tıklayınız.

Akasya Karıncaları Akasya ağacı, diğer ağaçlarda olmayan çok özel bir koruma sistemine sahiptir. Karıncalara...
Akasya ağacının üzerinde yaşayan akasya karıncası isimli karıncalar, canları pahasına ağacı korurlar.
Bir sarmaşığın, ağaca ulaşan günışığını engellediğini fark ettiklerinde, hemen müdahale ederler. Sarmaşığın dolanmaya başladığı dalı ya da yaprağı bir araya gelip keser ve atarlar.
Üstelik bu ağacı sadece sarmaşıklardan korumakla da kalmazlar. Ağacın lezzetli yapraklarının tadına bakmak isteyen çekirgeleri de ısırarak hemen uzaklaştırırlar.
Ağaca karşı üstlendikleri tüm bu fedakarlığın karşılığında, akasya ağacı onlara mükemmel bir besin sunar. Ağacın nektarı, akasya karıncaları için harika bir besin olduğu gibi aynı zamanda turuncu renkli tomurcukları da akasya karıncalarının sevdikleri bir yiyecektir. Bu tomurcuklar, larvaların büyümesi için gerekli tüm vitaminleri içinde barındıran bir besin paketi gibidir.
Devamı için tıklayınız.

Şimşek ve Gök Gürültüsünün Ardındaki Hikmetler “GÖK GÜRÜLTÜSÜ ALLAH’I HAMD İLE TESBİH EDER”
Kuran’daki surelerden biri olan Ra’d Suresi’nin anlamı "gök gürültüsü"dür. Yüce Allah bir sureye gök gürültüsü adını vererek bu mucizevi doğa olayına dikkat çeker ve “korku ve umut (unsuru) olarak bildirir. Gök gürültüsü ve şimşek nasıl oluşur? Gök gürlemesi ve şimşeğin hikmetleri nedir?
”Gök gürültüsü O’nu hamd ile, melekler de O’na olan korkularından tesbih ederler…” (Rad Suresi, 13)
Sağanak yağmurda, atmosferdeki elektriğin boşalması esnasında oluşan parlak ışıklardan meydana gelen şimşekler ve yıldırımlar, birer iklim olayı olmanın yanı sıra aynı zamanda binlerce santralden daha fazla elektrik üreten enerji kaynaklarıdır. Bu doğal enerji kaynaklarının nasıl oluştuğu ve ne kuvvette ısı ve ışık yaydıkları sorularının yanıtları, Yüce Rabbimiz’in sonsuz gücünü ve ihtişamlı yaratma sanatını gözler önüne seren birer yaratılış harikasıdır.
Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler
|