Sık Kullanılanlara Ekle Dergi Aboneliği Site Üyeliği Bize Ulaşın
 
Ana Sayfa Makaleler Eski Sayılar
Site Hakkında
 
 
İlmi Mercek Son Sayı

İlmi Mercek Sayı 67

İlmi Mercek Dergisi'nin Ocak 2010 sayısını buradan download edebilirsiniz.

PDF Download


Kategoriler
Ahir Zaman & Mehdi
Batıl Felsefeler
Bitki Dünyası
Cahiliye Toplumu
Çocuklar İçin
Darwinizm İdeolojisi
Dinlerin Kardeşliği
Doğadaki Yaratılış
Dünyamız
Evrendeki Mucizeler
Evrim Teorisinin Çöküşü
Gerçek Milliyetçilik
Harun Yahya Hakkında
Hayvanlar Alemi
Hazreti İsa Gelecek
İslamın Yükselişi
İslam Terörü Lanetler
Kuran Ahlakı
Kuran Bilgisi
Kuran Mucizeleri
Maddenin Ardındaki Sır
Masonluğun Sırları
Mikrodünya Mucizesi
Milli Strateji
Peygamberler Tarihi
Tarih
Tefekkür Konuları
Türk-İslam Birliği
Vücudumuzdaki Mucizeler
Yahudilik

Tavsiye Edilen Kitaplar
İnsanın Yaratılış Mucizesi
Yehova'nın Oğulları ve Masonlar
Kuran'ın Işığı Satanizmi Yok Etti
Terörün Perde Arkası
Dinler Terörü Lanetler
Resulullah'ın (SAV) Dilinden Cennet

Tavsiye Edilen Belgeseller
Vücudumuzun Hayat Kaynağı Kalp
Hikmet Pınarı Ramazan 2008 Programı 13. Gün
Hikmet Pınarı Ramazan 2008 Programı 15. Gün
Osmanlı Vizyonu ile Balkanlara Bakış
Kuran Darwinizm'i Yalanlıyor 3
Karınca Mucizesi

Tavsiye Edilen Linkler
dinsizligindiniilemucad..
derinallahsevgisi.com
allahateslimolmak.com
kadernedir.com
darwinistaldatmacaninin..
ilmimercek.net

harunyahya.net

divxvar.com
 

Kapak Konusu:
Hıristiyanlıkta Ve Müslümanlıkta Kastedilen Deccaliyet Masonluktur

Evanjelik veya Müslüman görünümlü bazı masonlar, kutsal kitaplardaki hükümlere kendilerine göre yorum getirerek, samimi dindarları yanlış yönlendirme çabası içindedirler. Dünyada bazı Evanjelik Hıristiyanların, İslam’a yönelik hasmane bakış açıları işte bu çirkin çabanın bir sonucudur. Hıristiyan dindarlar üzerinde oluşturulmaya çalışılan İslam’a yönelik bu bakış açısı aslında sahte ve kirli bir oyundur.

  • Masonlar, bu sahte oyun vesilesiyle ne hedeflemektedirler?
  • Muharref İncil’deki hangi ifadeleri samimi dindarları kandırmak ve
    yanlış yönlendirmek için çarpık yorumlamaktadırlar?
  • Hıristiyanlıktaki deccal anlayışı nasıl olmalıdır?
  • Deccaliyete karşı Müslümanlar ve Kitap Ehli nasıl mücadele etmelidirler?
  • Sayın Adnan Oktar, masonların onlarca yıldır sürdürdüğü bu oyunu
    nasıl deşifre etmiştir?

Dünya üzerinde masonluk, gizli bir örgütlenme şeklindedir. Bu örgütün gizli ve sinsi planı; dünya çapında inananlar arasında bozgunculuk çıkarabilmek, dünyayı dinsizliğe, kargaşaya ve savaşlara sürüklemek, ateist, Darwinist felsefeyi tüm dünyaya yayarak birbiriyle mücadele içinde yaşayan sevgisiz bir insan topluluğu oluşturabilmektir. Masonlar, bu sahte oyun vesilesiyle dikkatleri başka yöne çekerek inananlar üzerinde oyun oynamakta, inananların güçlenmesini engellemekte, Allah’a karşı yürüttükleri çirkin ve sinsi propaganda için zemin bulabilmektedirler.

Bu oyunun geçerli gözükebilmesi, samimi Evanjelikler arasında destek görebilmesi için Evanjelik masonlar, çok daha çirkin bir yöntem kullanmakta ve sahte iddialarına Muharref İncil’i dayanak göstermektedirler. Samimi dindarları ancak bu yolla etkileyebileceklerini bilmektedirler. Oysa bu, oldukça sinsi bir oyundur. Muharref İncil’i dayanak göstererek (İslam dinini tenzih ederiz) İslam’ı deccaliyetle bağdaştırmaya çalışan zihniyet, deccali sistemin asıl kaynağı olan masonik zihniyettir. Bu zihniyet, Muharref İncil’deki bazı ifadeleri TAMAMEN GERÇEĞİNDEN FARKLI VE ÇARPIK YORUMLAYARAK , insanları yanlış yönlendirmektedir.

Devamı için tıklayınız.

İlmi Mercek Sayı 67: İslam Dünyasında Geçen Ay

İsviçre’de Minarelerin Yasaklanmasını Talep Eden Parti’nin Üyesi Milletvekili Daniel Streich Müslüman Olduğunu Açıkladı

Geçtiğimiz Kasım ayı içerisinde İsviçre’de bulunan Halk Partisi (SVP)’nin “cami minarelerinin yasaklanmasını” talep etmesi ve bu konuyu referanduma götürmesi, İslam dünyasında olduğu kadar dünya medyasında da tepkiyle karşılandı. Avrupa’nın her fırsatta öne sürdüğü düşünce ve inanç özgürlüğüne tamamen zıt olan bu davranış, İslam ahlakını tüm dünyaya tebliğ etmenin ve Deccaliyet sistemiyle ilmi bir mücadele yürütmenin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Bu yasak talebinin ardından geçtiğimiz Aralık ayında yaşanan bir diğer gelişme ise, bazı çevreler tarafından engellenmeye çalışılsa da İslamiyet’in çığ gibi büyümeye devam ettiğinin bir müjdesi oldu.

Minarelerin yasaklanmasını talep eden Halk Partisi’nin üyelerinden olan ve dindar bir Hıristiyan olarak tanınan Daniel Streich, “Hıristiyanlıkta cevap alamadığı birçok sorunun akılcı yanıtını İslamiyet’te bulduğunu” söyleyerek Müslüman olduğunu açıkladı. Partisinin İslamiyet’e düşman tavırlarından ve İslam düşmanlığını ülkede yaymaya çalışmasından rahatsız olduğu için partisinden de istifa eden Daniel Streich, aynı zamanda göreceği tepkilerden çekindiği için Müslüman olduğunu 2 yıldır gizlediğini belirtti. İsviçre ordusunda askeri eğitim de veren Daniel Streich, konu ile ilgili yaptığı açıklamaya şu sözlerle devam etti:

Devamı için tıklayınız.

İlmi Mercek Sayı 67: Bir Ayet Bir Açıklama

“İnsanlar içinde, Allah'tan başkasını 'eş ve ortak' tutanlar vardır ki, onlar (bunları), Allah'ı sever gibi severler. İman edenlerin ise Allah'a olan sevgileri daha güçlüdür...” (Bakara Suresi, 165)

Rabbimiz bu ayette müminler ve iman etmeyenler arasındaki sevgi anlayışının farklılığını bildirmektedir. Ayette bildirildiği gibi, insanların bir kısmı (Allah'ı tenzih ederiz) Allah'a ortak koşmakta ve diğer varlıkları Allah'ı severcesine sevmektedirler. Kuran ahlakından uzak yaşayan insanlar, sevginin asıl kaynağı olan (Allah'ı tenzih ederiz) Yüce Allah'ı sevmek yerine, bu sevgilerini doğrudan O'nun birer tecellisi olan varlıklara yöneltirler. Oysa bu, Yüce Allah'ın asla affetmeyeceğini haber verdiği (Nisa Suresi, 48) ve Kuran'da şirk koşmak olarak bildirilen çok yanlış bir sevgi anlayışıdır. İmani olgunluğa sahip müminlerin kalplerindeki sevginin asıl kaynağı ise Yüce Allah'a olan derin sevgileridir. Müminler ise, hiçbir insanın, maddenin ya da canlının gerçekte kendine ait bir gücü ya da güzelliği olmadığını bilirler.

Devamı için tıklayınız.

İlmi Mercek Sayı 67: İnternette Bu Ay

HARUN YAHYA TELEVİZYONU’NDAN SİZİN İÇİN SEÇTİKLERİMİZ:

Sayın Adnan Oktar'ın 1 Aralık'ta Sanhedrin Hahamları ile ve 10 Kasım'da Haham Froman ile yaptığı sohbette, Musevi dünyasının Türk İslam Birliği beklentilerini, sevgi ve barış taleplerini izleyeceksiniz.

Ayrıca, Sayın Adnan Oktar'ın dünya çapında gerçekleştirdiği radyo röportajlarını dinleyebilir, evrim teorisinin dünya çapında yerle bir oluşuna ve Sayın Adnan Oktar'ın eserlerinin tüm dünyadaki etkisine tanıklık edebilirsiniz.

Geçen ay Sayın Adnan Oktar'ın yabancı radyolarla gerçekleştirdiği röportajlar:

HESHAM TILLAWI (REPUBLIC BROADCASTING NETWORK) RÖPORTAJI (19 ARALIK 2009)
AL MANAR RADYOSU (BELÇİKA) RÖPORTAJI (10 ARALIK 2009)
TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (1 Aralık 2009)
DETROIT CHRISTIAN RADIO WMUZ RÖPORTAJI (17 Kasım 2009)
ABN RADIO RÖPORTAJI (15 Kasım 2009)
NEWSTALK KXYL CANLI RÖPORTAJI (Teksas, ABD) (11 Kasım 2009)
MAC'S WORLD LIVE RÖPORTAJI (6 Kasım 2009)
ABC TELEVİZYONU (AVUSTRALYA) RÖPORTAJI (10 Kasım 2009)

Devamı için tıklayınız.

Dünya Hayatının Beynimizdeki Kopyasıyla Muhatap Olduğumuz Teknik Bir Gerçektir

Yaşadığımız dünyaya ait her türlü niteliği, her özelliği ve bildiğimiz herşeyi duyu organlarımız aracılığı vesilesiyle öğreniriz. Duyu organlarımız aracılığı ile bize ulaşan bilgiler, bir dizi işlem sonucunda elektrik sinyallerine dönüşür ve bu sinyaller beynimizin ilgili noktalarında yorumlanır. Beynimizin bu yorumları sonucunda biz örneğin bir kitap görürüz, çileğin tadını alırız, ıhlamur ağaçlarını koklar, ipek bir kumaşın dokusunu bilir veya rüzgarda sallanan yaprakların hışırtısını duyabiliriz.

Aldığımız telkinle, hep bedenimizin dışındaki kumaşa dokunduğumuzu, bizden 30 cm uzaklıktaki bir kitabı okuduğumuzu, metrelerce uzaktaki ıhlamur ağaçlarının kokusunu aldığımızı ve çok yükseklerdeki yaprakların hışırtısını duyduğumuzu zannederiz. Oysa, bu saydıklarımızın hepsi bizim içimizde gerçekleşen olaylardır. Kitabın görüntüsünden yaprakların hışırtısına kadar herşey içimizde, beynimizde meydana gelir.

Bu noktada şaşırtıcı bir gerçekle daha karşılaşırız: Beynimizde, gerçekte ne renkler, ne sesler, ne de görüntüler vardır. Beynimizde bulabileceğimiz tek şey elektrik sinyalleridir. Bu, felsefi bir görüş değildir; algılarımızın işleyişi ile ilgili bilimsel bir açıklamadır. Örneğin Mapping The Mind (Zihnin Haritasını Çıkarmak) isimli kitabında bilim yazarı Rita Carter, dünyayı nasıl algıladığımızı şöyle açıklar:

Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Kuran'ın Bilimsel Mucizelerinden Örnekler
Hormon Orkestrasının Şefi: Hipofiz Bezi
İlmi Mercek Sayı 67: Türk-İslam Birliği Yolunda
Kutup Ayılarının Buz Üstünde Yaşamalarını Sağlayan Mükemmel Detaylar
İlmi Mercek Sayı 67: Fosiller Evrimi Yalanlıyor
Mutasyonlar Simetri Düşmanıdırlar
Doğadaki En Başarılı Tasarımcılar: Örümcekler
Canlı Davranışlarındaki Muazzam Bilinç
İlmi Mercek Sayı 67: Darwinistler Neleri Düşünemez
Mikro Anahtarlara İlham Olan Palmiye Böcekleri
   
 

 

 
İlmi Mercek Geçen Sayı

İlmi Mercek Sayı 66

İlmi Mercek Dergisi'nin Aralık 2009 sayısını buradan download edebilirsiniz.

PDF Download


hayvanlaralemi.net
 

Geçen Sayının Kapak Konusu:
2008’den 2010’a Türk İslam Birliği Yolunda Yaşanan Gelişmeler

Sayın Adnan Oktar son 30 yıldır gerek yazılarıyla gerekse kitaplarıyla Türk İslam Birliği ülküsünü hep gündemde tutan, Müslüman aleminin birliği ve beraberliği için büyük bir ilmi mücadele yürüten bir fikir önderidir. Özellikle son yıllarda Türk İslam Birliği’nin kurulmasının artık çok aciliyetli olduğunu gündeme getirmiş ve bu yönde her türlü gayretin gösterilmesi gerektiğine işaret etmiştir.

Sayın Adnan Oktar’ın fahri başkanlığını yaptığı Milli Değerleri Koruma Vakfı ve Bilim Araştırma Vakfı, Türk İslam Birliği’yle ilgili olarak gazetelere sayısız ilanlar vermiş, kamuoyunun dikkati ısrarla bu konunun önemine çekilmiştir. Tüm bu açıklamaların ve ilanların ardından 2008 yılından itibaren her gün Türk İslam Birliği yönünde çok hızlı gelişmeler yaşanmaya başlanmış ve basında da bu konuyla ilgili eskiden rastlanmadığı kadar çok haber çıkmaya başlamıştır.

Devamı için tıklayınız.

Uçuş Tekniklerini Fizik Kanunları İle Belirleyen Bir Canlı: Orkide Arısı

“Gerçekten hayvanlarda da sizin için bir ders (ibret) vardır…” (Müminun Suresi, 21)

En kusursuz uçuş makinesi hangisidir?

Skorsky helikopteri mi, Boeing 747 yolcu uçağı mı, yoksa F-16 savaş uçağı mı?

Eylemsizlik kanunu nedir?

Orkide arısı “eylemsizlik kanunu”nu kullanarak uyçuş verimini nasıl artırır?

Elbette bu uçuş makinelerinin her biri kendi alanında birer tasarım harikasıdır. Ancak birçok canlı vardır ki yıllarca eğitim gören mühendislerin oluşturduğu bu araçlardan çok daha üstün özelliklere sahiptirler. Devasa hava taşıtlarıyla karşılaştırıldığında gözle görülmeyecek kadar küçük boyutlara sahip olan orkide arısı, bu kusursuz yaratılışa sahip canlılardan sadece biridir. Bu canlı, hava akımlarına karşı gelmek ve hızlı uçuş sağlamak için fizik kanunlarını adeta çok büyük bir bilinçle uygular.

Newton’un 1. Hareket Yasası’na göre, durmakta olan cisimlerin durma istemine, hareket etmekte olan cisimlerin hareket etme istemine “eylemsizlik” ya da “atalet” denir. Örneğin bir arabaya bindiğimizde araç hızlanırken geriye doğru itiliriz. Araç fren yaptığında ise öne doğru geliriz. Bu durumlarda bize etki yapan kuvvete eylemsizlik kuvveti denir. Kısaca eylemsizlik, cisimlerde mevcut hareketin ve durumun muhafaza edilme eğilimidir.

Devamı için tıklayınız.

 

İlmi Mercek Dergisi © 2005
Bu sitede yayınlanan tüm çalışmaları, siteyi referans göstermek koşulu ile,
telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir, çoğaltabilir ve dağıtabilirsiniz.