|
Kapak Konusu:
İnşaAllah ve MaşaAllah Kelimelerinde Özel Bir Sır Vardır İnşaAllah ve maşaAllah kelimelerinin çokça zikredilmesindeki özel sır nedir?
İnşaAllah ve maşaAllah ifadelerini her gerektiğinde söylemek niçin önemlidir?
Sayın Adnan Oktar’ın bu konudaki önemli açıklamaları nelerdir?
Rabbimiz insanlar üzerinde sonsuz merhamet sahibidir. Tüm hayatları boyunca onlara eşsiz nimetler lütfeder. Fiziksel nimetlerin yanında manevi olarak da çok büyük lütuflarda bulunur: hatalarını affeder, tevbelerini kabul eder, onları korur, kötülüklerini örter, hidayetlerini artırır, doğru yola iletir. Allah herşeyi müminlerin lehine kılar ve onları çeşitli yollardan destekler. İşte Kuran’da geçen “inşaAllah” ve “maşaAllah” ifadeleri içinde de böyle çok geniş ve derin anlamlar ve rahmet vardır.
İnşaAllah ve MaşaAllah Allah’ı Zikreden ve Şirki Önleyen Çok Önemli İki İfadedir
Devamı için tıklayınız.

Müslüman Mala, Zenginliğe Değil, Allah'a Aşkla, Tutkuyla Bağlıdır Kuran ahlakını yaşamayan kişilerin mala ve mülke olan bağlılığı neden Müslümanların özellikle sakındıkları büyük bir gaflettir?
Müminler mal ve mülklerini Allah yolunda nasıl kullanırlar?
Tüm mal ve mülklerini Allah yolunda harcayan müminler için Rabbimiz Kuran’da hangi sırrı bildirmiştir?
Bazı insanlar Kuran ahlakını yaşamazlar ve bu nedenle çok çeşitli acılar çekerler. Bu acılarından biri de her an kaybetme korkusunu yaşadıkları mallarına olan tutkulu bağlılıklarıdır. Hatta bu kişiler “mal, mülk sahibi olma” hırslarını yaşamlarının en büyük amacı haline getirirler. Allah bu tür kişilerin sahip olduğu ruh halini Kuran’da “çoğalma tutkusu” (Hadid Suresi, 20) olarak tanımlar. Oysa bu tutku tam manasıyla bir aldanıştır. Çünkü yeryüzündeki tüm mülkün sahibi Allah’tır. İnsanlar, “mal sahibi” olduklarını sanmakla kendilerini aldatırlar. Sahip olduklarını sandıkları şeyleri kendileri yaratmamışlardır, bunları yaşatmaya güçleri yetmez. Yok olmalarını da engelleyemezler. Dahası, bir şeye “sahip” olacak bir durumları yoktur; çünkü kendileri “İnsanların sahibi” (Nas Suresi, 2) olan Allah’ın kontrolü altındadırlar. Kuran’da, tüm varlıkların, kendilerini yaratmış olan Allah’ın mülkü olduğu şöyle bildirilir:
“Göklerde, yerde, bu ikisinin arasında ve nemli toprağın altında olanların tümü O’nundur”. (Taha Suresi, 6)
Devamı için tıklayınız.

Türk İslam Birliği Yolunda: İlmi Mercek Sayı, 91 Bu Ülkeye Pasaport Bile Göstermeden Girilecek
Gürcistan Dışişleri Bakan Yardımcısı Nino Kalandadze, Gürcistan'dan Türkiye'ye, Türkiye'den Gürcistan'a giriş çıkışların 10 Aralıktan itibaren pasaporta gerek kalmadan kimlikle gerçekleşeceğinin müjdesini verdi.
Kalandadze, düzenlediği haftalık değerlendirme toplantısında Türkiye ile Gürcistan arasındaki 1996 tarihli vize anlaşmasına eklenen ve iki ülke arasında kimlikle geçişleri öngören protokolün 10 Aralıktan itibaren yürürlüğe girdiğini bildirdi.
Kalandadze, 31 Mayıs 2011'de imzalanan söz konusu protokol gereği Türk ve Gürcü vatandaşların 10 Aralıktan itibaren pasaporta gerek duymadan Gürcistan ile Türkiye arasında kimlikle de seyahat edebileceklerini açıkladı.
Devamı için tıklayınız.

Kuran'ın Bazı Sırları: Hud Suresi, 75, 80-81 İslam Ahlakının Hakimiyeti Yakın
ADNAN OKTAR: Hud Suresi; bakın diyor ki Allah, “Doğrusu İbrahim, (Hz. İbrahim (a.s.)) mülayim huylu, duygulu ve gönülden (Allah'a) yönelen biriydi.” Çok güzel ahlaklıydı diyor Allah, övüyor Hz. İbrahim (a.s.)’ı. “Ey İbrahim, bundan vazgeç. Çünkü gerçek şu ki, Rabbinin emri gelmiştir ve gerçekten onlara geri çevrilmeyecek bir azap gelmiştir." “Belalarını bulacaklar” diyor Allah, yani “Bana dua etme” diyor. “Aksi yönde dua etme, belaya karar verdim Ben” diyor Allah. “Belalarını bulacaklar” diyor.
“Dedi ki;” o devrin deccallerine karşı Peygamber (a.s.) diyor ki; "Size yetecek gücüm olsaydı veya sağlam bir yere sığınabilseydim." 80. ayette. 1980 Hz. Mehdi (a.s.)’ın zuhur yılıdır. Ebcedi de yine aynı tarihi veriyor, bu ayetin.
Devamı için tıklayınız.

Kuran Ahlakında Mümin Kadın Karakteri Kuran’a göre kadının ve erkeğin karakteri, toplumun değer yargılarına ya da süregelen gelenek ve göreneklere göre değil, Allah’ın bildirdiği “ideal Müslüman ahlakına” göre şekillenmektedir. Bu ahlakı yaşayan Müslüman kadın son derece güçlü ve sağlam bir kişiliğe sahiptir. Ve bu kişiliği toplum nezdinde bir üstünlük elde edebilmek için değil, sadece Allah’ın rızasını ve sevgisini kazanabilmek için yaşar.
Bir insanın kişiliğini güzelleştirip üstün hale getiren, karakterini sağlamlaştıran, ahlakını güzelleştiren, tavırlarını etkileyici kılan o kişinin fiziksel özellikleri değil, imanı, Allah korkusu ve takvasıdır. Bu, Allah’ın Kuran ile bildirdiği önemli bir sırdır.
Kuran ahlakı, insanlara olabilecek en güçlü, en sağlam ve en güzel kişiliği kazandırır. Allah’ın, “... Biz onlara kendi şan ve şeref (zikir)lerini getirmiş bulunuyoruz...” (Mü-minun Suresi, 71) ayetiyle bildirdiği gibi, Kuran ahlakını yaşamak insanlara ‘şan ve şeref’ kazandırmaktadır. Dolayısıyla bu ahlakı yaşayan bir kadın, saygı duyulacak, onurlu ve vakarlı bir karaktere sahip olur. İşte mümin bir kadın da, -eğer Kuran ahlakına göre yaşamıyorlarsa- yaşadığı toplumdan, ailesinden ya da arkadaş çevresinden aldığı telkinler her ne olursa olsun, karakterini Allah’ın beğendiği ve hoşnut olacağı ahlakı ölçü alarak, Kuran ahlakına göre belirler. Kuran ahlakından uzak yaşayan toplumlarda kadın ya da erkek karakterinde görülen tüm zaaflardan, zayıflıklardan, saplantılardan ve tavır bozukluklarından kurtularak, bunların yerine güzel ahlakın getirdiği güçlü bir karakter geliştirirler. Şimdi Müslüman kadının bu örnek karakterini başlıklar halinde inceleyelim.
Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler
|