|
Kapak Konusu:
21.Yüzyılda Ekonominin Öncüleri İslam Ülkeleri Olacak Müslüman ülkelerin büyük çoğunluğu hem jeo-stratejik olarak avantajlıdır, hem de doğal gaz ve petrol başta olmak üzere değerli enerji kaynaklarına ve doğal zenginliklere sahiptir. Ne var ki, bu kaynaklar ve stratejik imkanlar yüzyıllardır gereği gibi değerlendirilememiş ve İslam ülkeleri imkanları olmasına rağmen dünya ekonomisinde lider konumda olamamıştır. Ancak içinde bulunduğumuz dönemde ekonomistler tarafından da dikkat çekildiği üzere bu durum büyük bir hızla değişmektedir. Allah’ın izniyle 21. yüzyıl İslam coğrafyasında ekonominin güçleneceği ve İslam ülkelerinin dünya ekonomisine yön verecekleri bir yüzyıl olacaktır.
İslam coğrafyası, dünya geneli ile karşılaştırıldığında sahip olduğu önemli doğal kaynaklarla dikkat çekmektedir. Ancak doğal kaynaklardaki bu zenginlik, uzun yıllardır İslam ülkelerinin ekonomisine olumlu olarak yansımamış ve İslam ülkeleri bu avantajdan gereği gibi faydalanamamıştır. Yeraltı kaynakları bakımından zengin olmasına rağmen çoğu ülkede üretimi artıracak ya da çıkarılan kaynağın ülke sanayisinde kullanılmasını sağlayacak gerekli alt yapı ve teknolojik imkan yetersiz olduğu için, bu zenginliklerin ülke ekonomisine katkısı sadece ihracatla sınırlanmıştır. Fakat içinde bulunduğumuz 21. yüzyılda bu durum Allah’ın izniyle değişecek İslam coğrafyası kaynaklarını doğru değerlendirerek ve imkanlarını birleştirerek hem ekonomik hem de teknolojik olarak layık olduğu seviyeye yükselecektir.
Devamı için tıklayınız.

Kiraza Benzeyen Karıncalar ve Nematodların Yaşamı Orta Amerika’dan Amazon’un alçak bölgelerine kadar uzanan tropik ormanlarda ortaya çıkarılan bir bulgu bilim adamlarını şaşkına çevirdi. Çünkü ağaç dallarında yürüyen karıncaların bir kısmı, tıpkı tropik ormanlardaki ağaçların yemişlerine benzeyen kırmızı renkteydi. Karıncalar bu görünümleri ile kuşların hedefi haline gelerek kolaylıkla avlanacaklardı. Onları bu renge bürüyen sebep neydi?
Alemlerin Rabbi Yüce Allah, canlıların nesillerini devam ettirmeleri için onlara çok çeşitli yöntemler ilham etmiştir. Bu yöntemler içinde belki de en dikkat çekici olanlarından biri Nematod parazitlerininkidir. Çünkü bu canlılar çoğalmak için bir başka canlının vücudunu yani karıncaları kullanırlar. Bu parazitin karıncanın vücuduna yerleşmesi ile başlayan süreç mükemmel ve ilgi çekici detaylarla devam eden bir gelişmeyi beraberinde getirir.
Nematod Parazitlerinin Yaşam Döngüsü
Nematod parazitlerinin bilim adamlarını şaşkına çeviren üstün akıl örnekleriyle dolu yaşam döngüsü Orta Amerika’dan Amazon’un alçak bölgelerine kadar uzanan tropik ormanların çatısı altında gerçekleşir.
Devamı için tıklayınız.

İki Yol İki Amaç: İlmi Mercek 46 Allah müminleri, yaşadıkları hak dini ve güzel ahlakı başkalarına da anlatmakla sorumlu kılmıştır. Bu nedenle, insanlara Allah'ın varlığını, birliğini ve yüceliğini anlatarak, onları Kuran ahlakına çağırmakla görevli olan müminler için konuşma büyük bir ibadettir. Allah'ın büyüklüğünü kavrayan ve din ahlakını yaşayan kimselerin bu konuda bilgisiz olan insanlara hissettiklerini ve düşündüklerini samimi bir şekilde ifade edebilmeleri, birçok insanın İslam'a ısınmasına ve kalbinin Allah korkusuyla dolmasına vesile olabilir. Bu ise Allah Katında çok hayırlı olduğu umulan bir ameldir. Bu nedenle iman edenler Allah'tan her zaman akıl, hikmet ve hayır dolu konuşmalar yapabilmeyi isterler. Konuşmalarında Allah'ı zikreder, insanlara sözün en güzelini söyler, onlara din ahlakını tebliğ eder, iyiliği emreder kötülükten men ederler. Dolayısıyla konuşmak müminler için hayatlarının sonuna kadar ecir kazanabilecekleri bir ibadete dönüşür.
Devamı için tıklayınız.

Konuşma Mucizesi: İnsanın Konuşma Yeteneği Matematiksel Bir Sırdır İki üç yaşında bir çocuk dil bilgisi dersi almadan nasıl bir yetişkin gibi cümleler kurarak konuşmaya başlar?
Bunu, etrafında konuşulanları dinleyerek mi öğrenir?
İnsanlar, henüz dil bilimcilerin bile tam olarak anlayıp ortaya koyamadıkları dil bilgisi kurallarını ilk nasıl öğrenmiş olabilirler?
Kelimeler ve cümleler nasıl ve nerede anlam kazanır?
Nasıl olur da zihnimizdeki düşüncelerimiz kelimelere ve cümlelere dönüşür?
Her insan belli bir yaşa gelince konuşmaya başlar. Ortalama olarak herkes aynı yaşlarda konuşmaya başladığı için bu durum çok tabii görülür. Bu nedenle konuşmak bazı kişiler tarafından çok sıradan bir yetenekmiş gibi algılanır ve üzerinde pek düşünülmez. Oysa bir çocuğun henüz hiçbir şey bilmiyorken birdenbire konuşmaya başlaması çok büyük bir mucizedir. Çünkü en basit olarak bilinen diller bile, kelimeleri kompleks dil bilgisi kuralları ile kullanmayı gerektirir. Dil bilgisi kurallarıysa kelimelere cümle içinde farklı anlamlar kazandıran tamamen matematiksel ilişkilerdir.
Devamı için tıklayınız.

İklimsel ve Biyolojik Çeşitliliğin Kaynağı: Okyanus Akıntıları Yeryüzünde kesintisiz olarak devam eden çok fazla sayıda iklim olayı vardır. Yağmurun mutlaka belli miktarlarda yeryüzüne düşmesi, rüzgarın mutlaka esmesi ve güneş ışınlarının çeşitli açılardan yeryüzüne mutlaka ulaşması gerekmektedir. Yüce Allah, bu çeşitliliği, yeryüzünde yaşamın var olması için birer sebep kılmıştır. Bizim farkında olarak veya olmadan içinde yaşadığımız tüm dengeler, varlığımızı sürdürebilmemiz için şarttırlar.
Okyanus ve denizler, sürekli olarak hareket halindedirler. Çoğu zaman bu suların neden yer değiştirdikleri üzerinde pek fazla durulmaz. Oysa okyanus akıntıları, yeryüzünde yaşamın varlığı için çok çeşitli açılardan önemli bir gerekliliktir. Alçak ve yüksek enlemlerde genellikle doğu veya batı yönlü olan bu akıntılar, bulundukları enlemin sıcaklığına uygun olarak sıcak ve soğuk su akıntıları biçiminde gerçekleşirler.
Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler
|