Sık Kullanılanlara Ekle Dergi Aboneliği Site Üyeliği Bize Ulaşın
 
Ana Sayfa Makaleler Eski Sayılar
Site Hakkında
 
 
Kuran Bilgisi: İlmi Mercek Sayı 55

Lokman Suresi

Lok­man Su­re­si, Ku­ran-ı Ke­rim'in 31. su­re­si­dir ve 34 ayet­ten oluş­mak­ta­dır. Su­re adı­nı, 12. ve 13. ayet­te adı ge­çen Hz. Lok­man’dan al­mış­tır.

Su­re­nin ilk ayet­le­rin­de sa­mi­mi iman sa­hi­bi mü­min­le­rin özel­lik­le­ri bil­di­ril­miş­tir. Ayet­ler­de şöy­le buy­rul­muş­tur:

“On­lar, na­ma­zı dos­doğ­ru kı­lar­lar, ze­ka­tı ve­rir­ler. Ve on­lar ke­sin bir bil­giy­le ahi­re­te ina­nır­lar. İş­te on­lar, Rable­rin­den bir hi­da­yet üze­rin­de­dir­ler ve fe­lah bu­lan­lar da on­lar­dır.” (Lok­man Su­re­si, 4-5)

Al­lah Ku­ran’da bil­dir­di­ği ayet­le­re sırt çe­vi­ren­ler­le iman edip sa­lih amel­ler­de bu­lu­nan­lar ara­sın­da­ki far­kı da bu surede bil­dir­miş­tir. Ayet­le­re sırt çe­vi­ren­ler acı bir azab­la müj­de­le­nir­ken, ger­çek­ten iman edip sa­lih amel­ler­de bu­lu­nan­lar ise cen­net­le müj­de­len­miş­lerdir.

Su­renin 10. aye­tin­de Al­lah’ın ku­sur­suz ya­rat­ma­sı ve il­mi ile il­gi­li bir ör­nek ve­ril­miş­tir. Ayet­te “O, gök­le­ri da­ya­nak ol­mak­sı­zın ya­rat­mış­tır, bu­nu gör­mek­te­si­niz. Arz­da da, si­zi sar­sın­tı­ya uğ­ra­tır di­ye sar­sıl­maz dağ­lar bı­rak­tı... ” (Lok­man Su­re­si, 10) buy­rul­mak­ta­dır. Bu, bir Kur’an mu­ci­ze­si­dir. Ayet­te dağ­la­rın önem­li bir je­olo­jik iş­le­vi­ne dik­kat çe­kil­mek­te, dağ­la­rın yer­yü­zün­de­ki sar­sın­tı­la­rı ön­le­yi­ci özel­li­ği­nin ol­du­ğu ha­ber ve­ril­mek­te­dir. Ku­ran'ın in­di­ril­di­ği dö­nem­de hiç­bir in­san ta­ra­fın­dan bi­lin­me­yen bu ger­çek, gü­nü­müz­de mo­dern je­olo­ji­nin bul­gu­la­rı so­nu­cun­da or­ta­ya çı­ka­rıl­mış­tır.

Son­ra­ki ayet­ler­de su­re­ye adı­nı ve­ren Hz. Lok­man’a Yü­ce Al­lah’ın ver­di­ği hik­met bil­di­ril­miş­tir:

(Lok­man Su­re­si, 12)

De­vam eden ayet­ler­de Hz. Lok­man’ın oğ­lu­na ver­di­ği öğüt­ler ha­ber ve­ril­miş­tir. Ku­ran’da bil­di­ril­di­ği­ne gö­re Hz. Lok­man oğ­lu­na;
  • Al­lah’a şirk koş­ma­ma­sı­nı,

  • Ya­pı­lan iş bir har­dal ta­ne­si ağır­lı­ğın­da ol­sa da Al­lah’ın onu açı­ğa çı­ka­ra­ca­ğı­nı,

  • Na­ma­zı dos­doğ­ru kıl­ma­sı­nı,

  • Ma'ru­fu (iyi­lik, doğ­ru­luk) em­ret­me­si­ni ve mün­ker­den (kö­tü­lük) sa­kın­dır­ma­sı­nı,

  • Ken­di­si­ne isa­bet eden mu­si­bet­le­re kar­şı sab­ret­me­si­ni,

  • İn­san­la­ra kar­şı bü­yük­len­me­me­si­ni,

  • Yü­rü­yü­şün­de or­ta bir yol tut­ma­sı­nı,

  • Se­sin­den de yük­sek per­de­le­ri ek­silt­me­si­ni öğüt­le­miş­tir.

Su­re­nin de­va­mın­da Al­lah, Ken­di­si’­ne tes­lim olan­lar­la Ku­ran’da bil­dir­di­ği hü­küm­le­re uy­ma­yan­la­rın ör­ne­ği­ni ver­miş­tir. İh­san­da bu­lu­nan­la­ra gü­ven­de ol­duk­la­rı­nı müj­de­ler­ken, in­kar­cı­la­ra da ağır bir azap ol­du­ğu­nu bil­dir­miş­tir:

“Kim ih­san­da bu­lu­nan (bi­ri) ola­rak yü­zü­nü (ken­di­ni) Al­lah'a tes­lim eder­se, ar­tık ger­çek­ten o kop­ma­yan bir kul­pa ya­pış­mış­tır. Bü­tün iş­le­rin so­nu Al­lah'a va­rır. Kim de in­kar eder­se, ar­tık onun in­ka­rı se­ni hüz­ne kap­tır­ma­sın. On­la­rın dö­nü­şü Bi­ze­dir, ar­tık Biz de on­la­ra yap­tık­la­rı­nı ha­ber ve­re­ce­ğiz. Şüp­he­siz Al­lah, si­ne­le­rin özün­de sak­lı ola­nı bi­len­dir. Biz on­la­rı az (bir şey ve za­man) ola­rak me­ta­lan­dı­rıp ya­rar­lan­dı­rı­rız, son­ra on­la­rı ağır bir aza­ba kat­lan­dı­rı­rız.” (Lok­man Su­re­si, 22-24)

Bu ayet­ler­de­ki iman eden­ler­le in­kar eden­le­rin ör­ne­ğin­de ol­du­ğu gi­bi son­suz ilim, akıl ve hik­met sa­hi­bi olan Yü­ce Al­lah, Ku­ran’da in­san­la­rın kav­ra­ya­bi­le­ce­ği en gü­zel ör­nek­le­ri, en çar­pı­cı ben­zet­me­ler­le bil­dir­miş­tir. Ku­ran’ın ben­zer­siz üs­lu­buy­la derinleşen, dü­şü­nen ve iman eden in­san­la­rın öğüt ala­bi­le­cek­le­ri bu ör­nek­ler, Al­lah’ın son­suz il­mi­ni ve muh­te­şem ya­ra­tı­şı­nı biz­le­re gös­te­ren de­lil­ler­den yal­nız­ca bir­ka­çı­dır. İlim ba­kı­mın­dan her ye­ri ku­şa­tan Yü­ce Al­lah, çok hik­met­li bir ben­zet­mey­le bu du­ru­mu Lok­man Su­re­si’nin 27. aye­tin­de şöy­le bil­dir­mek­te­dir:

“Eğer yer­yü­zün­de­ki ağaç­la­rın tü­mü ka­lem ve de­niz de -onun ar­dın­dan ye­di de­niz da­ha ek­le­ne­rek- (mü­rek­kep) ol­sa, yi­ne de Al­lah'ın ke­li­me­le­ri (yaz­mak­la) tü­ken­mez. Şüp­he­siz Al­lah, üs­tün ve güç­lü­dür, hü­küm ve hik­met sa­hi­bi­dir.” (Lok­man Su­re­si, 27)

Su­re­de ay­rı­ca Al­lah’ın ya­ra­tı­lı­şın­da­ki hik­met­ler bil­di­ril­miş­tir. Ge­ce ile gün­dü­zün ar­dı ar­dı­na gel­di­ği, Gü­neş ve Ay’ın em­re ama­de kı­lın­dı­ğı, hep­si­nin bir­bi­ri ar­dın­ca akıp git­ti­ği ve ge­mi­le­rin Al­lah’ın ni­me­tiy­le de­niz­de yol al­dı­ğı ha­ber ve­ril­miş­tir.

Su­re­nin son bö­lü­mün­de ise Al­lah kı­ya­me­ti ve ölü­mü ha­tır­la­tıp kul­la­rı­nı uyar­mış­tır. Kı­ya­met saatinin ve ölümün bil­gisinin yal­nız­ca Al­lah’ın Katın­da ol­duğunu haber ver­miş­tir. Rab­bimiz dün­ya hayatının ve al­datıcıların in­san­ları Al­lah’ın adıy­la al­databilecek­lerini kul­larına şöy­le haber ver­miş­tir:

“Ey in­san­lar, Rab­biniz­den kor­kup-sakının ve öy­le bir günün azabın­dan çekinip-kor­kun ki, (o gün hiç) bir baba, çocuğu için bir kar­şılık veremez ve (hiç)bir çocuk da babası için bir şeyi verebilecek (durum­da) değil­dir. Şüp­hesiz Al­lah'ın va'di hak­tır. Ar­tık dün­ya hayatı sizi al­dat­maya sürük­lemesin ve al­datıcı(lar) da sizi Al­lah ile al­dat­masın.

Kıyamet saatinin bil­gisi, şüp­hesiz Al­lah'ın Katın­dadır. Yağ­muru yağ­dırır; rahim­ler­de olanı bilir. Hiç kim­se, yarın ne kazanacağını bil­mez. Hiç kim­se de, han­gi yer­de öleceğini bil­mez. Hiç şüp­hesiz Al­lah bilen­dir, haber­dar­dır.”
(Lok­man Suresi, 33-34)

Bu makale, İlmi Mercek Dergisi 55. sayı (Ocak 2009) 56. sayfada yayınlanmıştır.
 

İlmi Mercek Dergisi © 2005
Bu sitede yayınlanan tüm çalışmaları, siteyi referans göstermek koşulu ile,
telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir, çoğaltabilir ve dağıtabilirsiniz.