|
Kapak Konusu:
Hıristiyanlıkta Ve Müslümanlıkta Kastedilen Deccaliyet Masonluktur Evanjelik veya Müslüman görünümlü bazı masonlar, kutsal kitaplardaki hükümlere kendilerine göre yorum getirerek, samimi dindarları yanlış yönlendirme çabası içindedirler. Dünyada bazı Evanjelik Hıristiyanların, İslam’a yönelik hasmane bakış açıları işte bu çirkin çabanın bir sonucudur. Hıristiyan dindarlar üzerinde oluşturulmaya çalışılan İslam’a yönelik bu bakış açısı aslında sahte ve kirli bir oyundur.
- Masonlar, bu sahte oyun vesilesiyle ne hedeflemektedirler?
- Muharref İncil’deki hangi ifadeleri samimi dindarları kandırmak ve
yanlış yönlendirmek için çarpık yorumlamaktadırlar?
- Hıristiyanlıktaki deccal anlayışı nasıl olmalıdır?
- Deccaliyete karşı Müslümanlar ve Kitap Ehli nasıl mücadele etmelidirler?
- Sayın Adnan Oktar, masonların onlarca yıldır sürdürdüğü bu oyunu
nasıl deşifre etmiştir?
Dünya üzerinde masonluk, gizli bir örgütlenme şeklindedir. Bu örgütün gizli ve sinsi planı; dünya çapında inananlar arasında bozgunculuk çıkarabilmek, dünyayı dinsizliğe, kargaşaya ve savaşlara sürüklemek, ateist, Darwinist felsefeyi tüm dünyaya yayarak birbiriyle mücadele içinde yaşayan sevgisiz bir insan topluluğu oluşturabilmektir. Masonlar, bu sahte oyun vesilesiyle dikkatleri başka yöne çekerek inananlar üzerinde oyun oynamakta, inananların güçlenmesini engellemekte, Allah’a karşı yürüttükleri çirkin ve sinsi propaganda için zemin bulabilmektedirler.
Bu oyunun geçerli gözükebilmesi, samimi Evanjelikler arasında destek görebilmesi için Evanjelik masonlar, çok daha çirkin bir yöntem kullanmakta ve sahte iddialarına Muharref İncil’i dayanak göstermektedirler. Samimi dindarları ancak bu yolla etkileyebileceklerini bilmektedirler. Oysa bu, oldukça sinsi bir oyundur. Muharref İncil’i dayanak göstererek (İslam dinini tenzih ederiz) İslam’ı deccaliyetle bağdaştırmaya çalışan zihniyet, deccali sistemin asıl kaynağı olan masonik zihniyettir. Bu zihniyet, Muharref İncil’deki bazı ifadeleri TAMAMEN GERÇEĞİNDEN FARKLI VE ÇARPIK YORUMLAYARAK , insanları yanlış yönlendirmektedir.
Devamı için tıklayınız.

İlmi Mercek Sayı 67: Fosiller Evrimi Yalanlıyor FOSİLLER EVRİMİ YALANLIYOR
Vatoz
YAŞ: 95 milyon yıllık
DÖNEM: Kretase
BULUNDUĞU YER: Hakel, Lübnan
Kıkırdaklı balıklar sınıfına dahil olan vatozların çoğu, deniz tabanında yaşar. Solungaçları altta, gözleri üsttedir. Kuyruk yüzgeçleri ve sırt yüzgeçleri çok küçüktür, hatta kimi türlerde yoktur. Bundan 95 milyon yıl önce yaşayan vatoz balıklarının sahip oldukları tüm özelliklere günümüzdeki vatoz balıkları da sahiptir. Bunun anlamı ise, vatozların aradan geçen 95 milyon yıla rağmen hiç değişmedikleri, yani evrim geçirmedikleridir.
Kanatlı Termit
YAŞ: 25 milyon yıllık
DÖNEM: Oligosen
BULUNDUĞU YER: Dominik Cumhuriyeti
Milyonlarca yıldır hiçbir değişikliğe uğramayan böcek türleri, evrim teorisi için büyük bir açmaz oluşturmaktadır. Fosil bulgularında hep aynı yapılarıyla karşımıza çıkan böcek türleri, canlıların evrim geçirmediklerinin delillerindendir. Resimdeki amber içinde bulunan kanatlı termit, 25 milyon yaşındadır. Bu fosilin, günümüzdeki benzerlerinden hiçbir farkı yoktur.
Devamı için tıklayınız.

Mikro Anahtarlara İlham Olan Palmiye Böcekleri Mikro Anahtarlara İlham Olan Palmiye Böcekleri
Bugün pek çok bilim adamı ve araştırma-geliştirme (ARGE) uzmanı projelerine başlamadan önce, bunun canlılardaki örneklerini araştırmakta, onlardaki sistem ve tasarımları taklit etmektedirler. Diğer bir deyişle bilim adamları, Allah’ın doğada yarattığı sistemleri görüp incelemekte ve bunlardan ilham alarak yeni teknolojiler geliştirmektedirler. Palmiye böcekleri de bilim adamlarına ilham veren binlerce canlıdan sadece bir tanesidir…
Özellikle son yıllarda doğadaki üstün yaratılış delilleri bilim adamlarına teknolojik gelişmeler konusunda büyük ölçüde ilham olmaktadır. Cornell Üniversitesi’nde Kimya ve Biyomoleküler Mühendisliği Bölümünde profesör olan Paul Steen tarafından tasarlanan mikro anahtarlar da bu örneklerden biridir. Palmiye böceklerinden esinlenilerek son teknolojiyle üretilmiş bu anahtarlar, mikron seviyesi olarak nitelendirilen metrenin milyonda biri gibi bir boyutta kendi kendine çalışabiliyor. Bu mikro ölçekteki devre anahtarları, sıralar halinde birleştirilerek, daha büyük güçlü yapışkan bağ meydana getiren uygulamalarda da kullanılabiliyor.
Devamı için tıklayınız.

İlmi Mercek Sayı 67: Türk-İslam Birliği Yolunda Sayın Adnan Oktar'ın, son yıllarda Türk İslam Birliği'nin ivedilikle kurulması gerektiğine dair yaptığı önemli açıklamalar gerek ülkemizde gerekse yurtdışında yakından takip edilmektedir. Bu açıklamalarda en dikkat çeken noktalardan biri de, “Türk İslam Birliği'ne dahil olacak ülkeler arasında vizelerin kaldırılacak olması”dır. Nitekim son aylarda başta Suriye olmak üzere, Libya, Ürdün, Arnavutluk gibi ülkelerle Türkiye arasında vizeler kaldırılmaya başlanmıştır.
İşte geçtiğimiz ay bu konuda yaşanan gelişmelerden bazıları:
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu: “Azerbaycan ile Vizeler Kaldırılacak”
Sayın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun yaptığı açıklamaya göre, Ankara'yı ziyaret edecek olan Azerbaycan Dışişleri Bakanı Elmar Memmedyarov ile vize uygulamasının karşılıklı olarak kaldırılması konusunda görüşme yapılacak.
Atina'da Azeri bir gazetecinin sorusunu yanıtlayan Sayın Ahmet Davutoğlu, Azerbaycan Türkiye ilişkilerinin kapsamlı ve derin olduğunu vurgularken "Biz Azerbaycan'la ilişkilerimizin kapsamı ve derinliği düşünüldüğünde vizenin kalkması gerektiğini düşünüyoruz. ‹nşaAllah bu konuda da olumlu gelişmeler olacaktır" açıklamasında bulundu. internethaber.com
Devamı için tıklayınız.

Mutasyonlar Simetri Düşmanıdırlar Bir ayçiçeğinin yapraklarında, salyangozun kabuğunda, çam kozalağında ya da parmaklarımızın uzunluğunda bulunan matematiksel oran Allah'ın yarattığı olağanüstü güzelliklerden, nimetlerden bir tanesidir. Bu, bilim adamlarının "Altın oran" ismini verdikleri hayranlık uyandıran bir uyumdur.
Altın oran adı verilen ve Ortaçağ'ın en etkili matematikçisi Fibonacci'nin bulduğu sayı dizisinin özelliği, dizideki sayılardan her birinin kendisinden önce gelen iki sayının toplamından oluşmasıdır.
Fibonacci dizisi 0, 1, 1, 2, 3, 5, 8, 13, 21, 34, 55, 89, 144, 233, 377, 610, 987, 1597, 2584, ... şeklinde ilerlemektedir.
Dizideki sayılar bir öncekine bölündüğünde, birbirine çok yakın sayılar elde edilir. Hatta serideki 13. sırada yer alan sayıdan sonra bu sayı sabitlenir. İşte bu sayı "altın oran" olarak adlandırılan 1,618'dir.
Bu muhteşem oran, Allah'ın bir mucizesi olarak, doğadaki birçok varlıkta gözlenebilir. Hücrelerimizin içindeki DNA sarmalından, uzaydaki galaksilerin şekillerine, kar kristallerinden mikrocanlılara, boynuz ve dişlerden, salyangoz kabuklarına kadar altın oranı bulmak mümkündür. Altın orana en çarpıcı örnek, insan bedenidir.
Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler
|