|
Kapak Konusu:
Deccal Nasıl Tanınır? 1 Deccal kelimesi pek çok kişi tarafından duyulmuş olsa da ne anlama geldiği tam olarak bilinmeyebilir. Çünkü insanların büyük bir bölümü bu konuda çok sınırlı bilgiye sahiptir. Oysa Deccal, Peygamberimiz (sav)’in kıyamet gününün yaklaştığına işaret eden hadislerinde, hakkında çok fazla detay verilen son derece önemli bir kavramdır. Bu yazının amacı da Deccal’i hadislerde bildirilen tüm özellikleriyle tarif etmek, Peygamberimiz (sav)'in dikkat çektiği bu şeytani gücün yakından tanınmasına vesile olmaktır.
Son günlerde özellikle Ortadoğu’da yaşanan çatışmalar ve oluşan gerilim ortamı, hadislerde fitnesinin tüm dünyayı saracağı haber verilen Deccal’in çıkışının gerçekleşmiş olabileceğinin bir işaretidir. Peki tüm fitnelerin arkasında sinsice gizlenen Deccal nasıl tanınır? Cevabını 3 bölümlük yazı dizimizde bulacaksınız.
1-Deccal Kelimesinin Anlamı Nedir?
Arapça bir kelime olan Deccal, “yalancı, hilekar; zihinlerde, iyi ile kötüyü, hak ile batılı karıştıran; bir şeyi yaldızlayıp gerçek yüzünü gizleyen; her yeri dolaşan kötü ve uğursuz kişi” gibi anlamlara sahiptir.
Devamı için tıklayınız.

Mükemmel Koruyucu: Atmosfer Birbirinden farklı dengeleri içinde barındıran gezegenimizi saran atmosfer Dünya'da yaşamın devamının en büyük sebeplerindendir. Atmosfer Dünya'ya, canlı yaşamı için özel olarak belirlenmiş miktarlarda ısı ve ışık ulaştıracak şekilde yaratılmıştır. Bu mükemmel yapı, Allah'ın üstün sanatının bir tecellisidir.
Bir canlının Dünya üzerinde yaşayabilmesi için Güneş'e belirli bir uzaklık, belirli aralıklarda ısı, karbon, ozon ve su döngüsü, mikroorganizmaların açığa çıkardığı mineraller, fotosentez, Dünya'nın özel eğimi, yerçekimi kuvveti, atom parçalarını bir arada tutan kuvvetler ve bunun gibi pek çok önemli detay gereklidir. Yeryüzü, bu şartların tümünü bir arada tutacak şekilde atmosferle korunmuştur. Bu mucizevi gezegeni saran ve tüm bu dengeleri koruyan atmosferi ortadan kaldırsanız, yaşam sona erer.
Devamı için tıklayınız.

İslam Dünyası'nda Geçen Ay: İlmi Mercek Sayı 26 Bahreyn'de Kuran ve İslam İçerikli İlk TV Kanalı
- Bahreyn parlamentosu üyeleri “Kuran ve İslam” içerikli bir TV kanalının lisansı için başvurulduğunu belirttiler.
- 3 milyon dinara malolması beklenen projeye Bahreyn'den, Suudi Arabistan'dan ve Kuveyt'ten yatırımcıların destek olacakları belirtildi.
Yunanistan'da Müslümanlar
- Müslümanların 11 milyonluk Yunan nüfusunun % 2'sini oluşturdukları belirtildi.
- Yunanistan'ın Kuzey bölümünde Rodopi ve Evros bölgelerinde yaklaşık 150 bin Müslüman yaşadığı, buradaki Müslümanlar'ın kendi özel camilerinin, okullarının olduğu belirtildi.
Devamı için tıklayınız.

Belgesel Tanıtım: Göklerdeki Düzen Yerli ve yabancı basında kainatın oluşumuyla ilgili olarak her geçen gün yeni bir habere rastlamaktayız. Bilim adamları gelişen teknolojik imkanlarla, uzaydaki yıldızların, karadeliklerin, gezegenlerin oluşumu hakkında sürekli araştırmalar gerçekleştirmekteler. Tüm bu araştırmaların ortak sonucu ise, içinde yaşadığımız evrenin yaklaşık 15 milyar yıl önce tek bir noktada meydana gelen büyük bir patlama (Big Bang) sonucunda ortaya çıktığıdır.
Bu da bizlere modern bilimin bugün, Kuran’ın, "(Allah) gökleri ve yeri bir örnek edinmeksizin yaratandır." (Enam Suresi, 101) ayetine şahitlik etmekte olduğunu kanıtlamaktadır.
Bu filmde böyle büyük bir patlamanın bir düzensizlik değil aksine nasıl mükemmel bir düzen oluşturduğuna, Allah’ın evrendeki sayısız kanunu insan yaşamına imkan sağlayacak şekilde nasıl kontrol altında tuttuğuna tanık olacaksınız.
Devamı için tıklayınız.

Fosiller Evrimi Yalanlıyor: İlmi Mercek Sayı 26 Fosil Kayıtlarındaki Durağanlık: Stasis
Doğa tarihini incelediğimizde karşımıza, "yapıları yüz milyonlarca yıl boyunca hiç değişmeden kalan" canlılar çıkmaktadır. Fosil kayıtlarındaki bu "değişmezlik", bilim adamları tarafından "stasis" (durağanlık) yani canlıların değişmediği olarak tanımlanmıştır. Yaşayan fosiller veya günümüzde nesli tükenmiş olan, fakat dünya tarihinin birbirinden farklı dönemlerinde fosil bırakmış olan canlılar, fosil kayıtlarındaki durağanlığın somut delilleridirler. Ve fosil kayıtlarındaki söz konusu durağanlık, aşamalı bir sözde evrim sürecinin yaşanmadığını gösterir.
Evrim teorisi, türlerin doğa tarihi hakkında yazılan, ancak bu alanda elde edilen bilimsel bulgularla kesin olarak yalanlanan hayali bir hikayeden ibarettir.
Yaşayan fosiller, çevrenin canlılar üzerindeki etkisinin "evrim" değil, tam aksine yaratılış olduğunu göstermektedirler.
Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler
|