|
Kapak Konusu:
İslam Dünyasındaki Suni Ayrımlar Nasıl Son Bulur? İslam dünyasında uzun yıllardır birlik ve beraberlik ruhunun gereği gibi yaşanmıyor olması, hem birtakım sorunlara zemin hazırlamakta hem de mevcut sorunlara kalıcı çözümler oluşturulmasını zorlaştırmaktadır.
Bu durumun son bulması ve Müslümanların ve diğer tüm toplumların huzura, güvene ve barışa kavuşabilmeleri için,
İslam dünyasında suni olarak oluşturulan ayırımların ortadan kaldırılması şarttır. Müslümanlar, Allah'ın Kuran-ı Kerim'de buyurduğu gibi, kardeş olduklarının şuuruyla hareket etmeli, bir ailenin fertleri gibi sevgi, saygı ve samimiyetle birlik olmalıdırlar. İslam dünyasının özlemi içinde olduğu aydınlık ve huzurlu günlerin yaşanması ancak tüm Müslümanların bu şekilde tek yürek olması ile mümkündür.
İslam medeniyetinin tüm dünyayı aydınlattığı, bilimde, sanatta, mimaride, ticarette dünyaya örnek olduğu dönemler, Müslümanların birlik ve beraberlik içinde hareket ettikleri dönemler olmuştur. Gerek Peygamber Efendimiz (sav)'in döneminde ve gerekse bunu takip eden zamanlarda, Kuran ahlakıyla ahlaklanan Müslümanların, gittikleri her yere hoşgörü, akıl, bilim, sanat, estetik, temizlik ve refah götürmelerinin ve İslam dünyasının, dünyanın en modern ve en çağdaş uygarlığı olmasının temelinde, birlik ruhunun sağladığı huzur, güven ve barış ortamı vardır. Günümüzde de İslam dünyası gücünü, nurunu, bereketini tekrar elde etme ve kendi içinde oluşan suni ayrımları ortadan kaldırma ihtiyacındadır.
Devamı için tıklayınız.

İnsan Vücudu Makine Olsaydı....... Hayatımız boyunca bedenimizle görür, işitir, nefes alır, yürür ve koşarız. Bedenimiz kemikleri, kasları, damarları, iç organları ile mükemmel bir düzene sahiptir. Bu düzenin detayına inildiğinde ise, daha da hayranlık uyandıran bir gerçekle karşılaşılır:
İnsan bedeni, yeryüzündeki en kompleks sistemleri barındıran yaşayan bir "makine" gibidir. Bu makinenin içinde en üstün teknolojilerden çok daha üstün teknolojiye sahip cihazlar, Allah'ın dilemesiyle hareket eden, konusunda uzmanlaşmış elemanlar, tam teçhizatlı askerler ve daha pek çok sistem mevcuttur. Vücut içindeki sistemlerde var olan bu düzeni, her noktada sergilenen üstün sistemleri yaratan, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin hakimi olan Yüce Allah'tır.
“Ey insan, 'üstün kerem sahibi' olan Rabbine karşı seni aldatıp-yanıltan nedir? Ki O, seni yarattı, 'sana bir düzen içinde biçim verdi' ve seni bir itidal üzere kıldı.” (İnfitar Suresi, 6-7)
Devamı için tıklayınız.

Evren, Teknoloji ve İnsan Sağlığı İçin Gereken Element: Demir Mucizesi Dünyanın en temel fiziksel dengeleri üzerinde demirin nasıl bir etkisi vardır?
Demirin insan metabolizması için önemi nedir?
Kuran-ı Kerim'de “demir” hakkında hangi mucizevi gerçek bildirilmiştir?
Oluşumu Dünya dışında gerçekleşen demir, Dünya’ya hangi yolla gelmiştir?
Demirin teknolojik ilerlemeyi sağlaması neyin keşfedilmesiyle mümkün olmuştur?
Teknoloji, insanoğlunun, yeryüzünde bulunan elementleri belirli bir amaca göre şekillendirmesidir. Çevremizdeki teknolojik ürünleri incelersek; hepsinin, demir, bakır, çinko, alüminyum gibi metallerden veya petrolün bir yan ürünü olan plastikten oluştuğunu görürüz. Eğer bu maddeler, özellikle de metaller dünya üzerinde bulunmasaydı ve insanoğlunun bu maddeleri kullanma imkanı olmasaydı belki de teknolojiden söz etmek de mümkün olmayacaktı.
Bu elementlerden sadece birkaçına dikkatle bakmak bile, günlük yaşam içinde varlığına alıştığımız bu madenlerin, aslında ne kadar mucizevi yapılar taşıdıklarını gösterir. Demir de bu maddelerden biridir.
Devamı için tıklayınız.

Darwinist Neleri Düşünmez? : İlmi Mercek Sayı 52 1. İngiltere'nin ünlü "Sanayi Devrimi Kelebeklerinin", doğal seleksiyonla evrimin yaşanmış bir kanıtı olduğunu zanneden Darwinistler, bu hikayenin de tam bir bilim sahtekarlığı olduğunun anlaşılmasından sonra evrimin sözde delillerinden birinin daha geçerliliğini yitirdiği gerçeğini düşünmezler.
2. Darwinistler, bir aylık yolculuk sırasında yere hiç inmeden 15.000 km uçan albatrosların, göçleri sırasında Dünya’nın çevresini dolaşan kırlangıçların, 3.000 km'lik bir mesafeyi kat edebilen çekirgelerin, doğumlarından kısa bir süre sonra 6.000 kilometrelik yolculuğa çıkan yılan balıklarının, bu yöntemleri kendi kendilerine bulamayacaklarını düşünmezler.
3. Darwinistler, bir yaprağın sadece 1 milimetre karesinde 500 bin adet klorofil bulunduğunu, bir başka deyişle, fotosentez için gerekli olan ve insanların hiçbir şekilde laboratuvarlarda elde edemedikleri bu muhteşem molekülün, bir yaprağın içinde milyonlarca sayıda bulunduğunu düşünmezler.
Devamı için tıklayınız.

Farklı Kuş Türlerinin Birbirinden İlginç Özellikleri Kuşların kendilerine özgü ve hayranlık uyandıran birçok özellikleri vardır. Bu canlıların dünyasını incelediğimizde Allah’ın onları kendileri için en uygun anatomik yapıda yaratmış olduğunu görürüz.
Kartalların Mükemmel Anatomik Yapıları
Kartalların hem yerden havalanıp uçabilecek kadar hafif olmaları, hem de avlarını yakaladıklarında rahatlıkla taşıyabilecek kadar güçlü olmaları gerekir. Bir kel kartalın 7 binden fazla tüyü vardır, fakat hepsini bir araya koyduğunuzda bütün tüylerin ağırlığı yaklaşık 500 gram tutar. Ayrıca vücutlarının hafif olması için kemiklerinin içi de boştur. Bu kemiklerin birçok yerinde havadan başka bir şey yoktur. Bir kel kartalın tüm iskeletinin ağırlığı 272 gramdan sadece biraz fazladır.
Tüm kartalların gözlerinde niktitant zar denilen fazladan bir zar vardır. Bu kapağın işlevi gözleri temizlemek ve korumaktır. Örneğin kartallar yavrularını beslerken göz kapaklarını genel olarak kapalı tutarlar. Bu, yavruların yanlışlıkla ebeveynlerinin gözlerine zarar vermesini engeller.
Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler
|