|
Kapak Konusu:
Doğa ve Teknoloji Doğadaki tasarımlar insan için her zaman tükenmez bir ilham kaynağı olmuştur. Modern teknolojik ürünlerin büyük bölümü, doğadaki tasarımların taklididir.
İnsanoğlu her geçen gün teknolojide ilerlemeler kaydetmekte, tasarım ve üretimde harikalar meydana getirmektedir. İnsan, kendisine Allah'ın verdiği yeteneklerle yeni ürünler tasarlayabilmekte ve üretebilmektedir. Fakat bir nokta çok önemlidir; çünkü bu yeteneği insana Allah vermiştir. Bu nedenle kişinin gururlanmaya ya da büyüklenmeye hakkı yoktur.
Devamı için tıklayınız.

Tarih Sahnesinden Silinen Uygarlıklar Kuran'ın oldukça büyük bir bölümünü oluşturan geçmiş kavimlerin haberleri de kuşkusuz üzerinde düşünülmesi gereken konulardan biridir. Bu kavimlerin büyük bölümü, kendilerine gönderilen peygamberleri yalanlamış, hatta onlara düşmanlık göstermişlerdir. Bu taşkınlıklarından dolayı da Allah'ın azabıyla karşılaşmışlar ve yeryüzünden silinmişlerdir.
Allah Kuran'da, bu helak olaylarının sonraki insanlara da birer ibret olması gerektiğini bildirir. Örneğin Allah'a isyan eden bir grup Yahudiye verilen bir ceza anlatıldıktan sonra, "Bunu, hem çağdaşlarına, hem sonra gelecek olanlara 'ibret verici bir ceza', takva sahipleri için de bir öğüt kıldık" (Bakara Suresi, 66) denmektedir.
Devamı için tıklayınız.

Canlılar Neden Fedakar Hayvanlardaki fedakarlık örneklerinin evrim teorisinin iddiaları ile açıklanması mümkün değildir. Hiçbir suura, akla, karar verme, muhakeme ve yargı yeteneğine sahip olmayan canlıların birbirlerine karşı böylesine bir düşkünlük göstermeleri, bunun yanısıra bu düşkünlüklerini son derece plan ve tasarımlarla ortaya koymaları tek bir gerçekle açıklanabilir: Bu canlılar yaratıldıkları ile andan itibaren kendilerine verilen ilhamla hareket etmektedirler.
Hayvanlardaki fedakarlık örneklerinin tesadüf iddiaları ile açıklanması mümkün değildir. Hiçbir şuura, akla, karar verme, muhakeme ve yargı yeteneğine sahip olmayan canlıların birbirlerine karşı böylesine bir düşkünlük göstermeleri, bunun yanısıra bu düşkünlüklerini son derece akılcı plan ve tasarımlarla ortaya koymaları tek bir gerçekle açıklanabilir: Bu canlılar yaratıldıkları ilk andan itibaren kendilerine verilen ilhamla hareket etmektedirler. Onlar kendilerini yaratan Rabbimizin emri ve denetimi ile yaşamlarını sürdürmektedirler.
Devamı için tıklayınız.

Yaşamın Kitabı DNA DNA, 3.5 milyar harften oluşan dev bir kitap gibidir. DNA'daki bu bilgiyi kağıda dökmeye kalksak, her biri ortalama 500 sayfalık 900 cilltten oluşan bir kütüphane ortaya çıkar. Ama bu hacimdeki inanılmaz bilgi, milimetrenin yüz binde biri kadar olan hücrelerimizin, ondan daha da küçük çekirdeklerinde saklanmıştır. Bu yapı, elbette kendisini inceleyen herkesi hayranlığa sürükler. Ama sorulması gereken soru şudur: DNA'daki bu bilgi nasıl ortaya çıkmıştır?
Doğadaki yaratılışı görebilmek için, öncelikle evrimin iddiasının ne olduğunu tam olarak anlamak gerekir: Evrim, tüm canlılığın kökeninin bir tesadüfler zinciri olduğunu söylemektedir. Teoriye göre herşey ve tüm canlılar, tesadüflerin bir ürünüdür.
Bunun neden akıldışı bir iddia olduğunu bir örnekle açıklayalım. Elinizde tutup okuduğunuz herhangi bir kitabın nasıl ortaya çıktığı düşünün. Bilirsiniz ki bu kitabın içeriği önce bir daktilo ya da bilgisayarda yazılmış, sonra da matbaada kağıt üzerine dökülerek bir kitap haline gelmiştir.
Devamı için tıklayınız.

Bilim Yaratıcının Varlığını Kabul Ediyor Din ve bilimin, samimi ve akılcı olarak uygulandıkları sürece, daima uyum içerisinde oldukları çok açık bir gerçektir. Bu açık uyumun bir göstergesi de geçmişte ve günümüzde yaşayan, buluşları ile insanlığa önemli hizmetleri dokunmuş "iman eden bilim adamları"dır.
Yüzyıllardır dinin kendilerine sağladığı özgür aklı, sınırsız düşünme yeteneğini kullanarak bilime büyük katkılarda bulunmuş olan birçok bilim adamı bulunmaktadır. Bu kişiler, hem bilimin, dinle tam bir uyum içinde olduğunu göstermiş, hem de bilime ve insanlığa önemli hizmetlerde bulunmuşlardır. Newton, Kepler, Leonardo da Vinci, Einstein gibi bilim tarihine yön veren ünlü bilim adamları yaptıkları gözlemler ve araştırmalar sonucunda evreni yaratanın Allah olduğunu ve herşeyin Allah'ın hakimiyetinde olduğunu savunmuşlardır. Dahası, bilimin temel prensipleri inançlı kişiler tarafından ortaya atılmış ve çağdaş bilimin doğuşunda dinin önemli bir rolü olmuştur.
Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler
|