|
Kapak Konusu:
Gizli Bir Alem Beyin Bilgisayarlar teknolojinin en üstün ürünleridirler ve hayatımızı kolaylaştıran çok kapsamlı işler yaparlar. Bedenimizdeki bütün işleri idare eden beynimiz ise hiçbir bilgisayarla karşılaştırılmayacak kadar üstün bir sisteme sahiptir. Bu durum Yaratıcı'mız olan Allah'ın sonsuz kudret ve ilmini göstermektedir.
Vücudumuz yaratılmış en mükemmel sistemlerden biridir ve mükemmelliği ayrıntılarında gizlidir. Bu yazıda, ayrıntıların merkezi olan beyinde bir yolculuk yapılacaktır. Beynin yapısı derinlemesine incelendiğinde, bizim kavrayabilme sınırlarımızı zorlayan detaylarla karşılaşırız. Beynin içinde, Allah'ın bizim için yarattığı ve kavramaya muktedir olamadığımız bambaşka bir dünya vardır. Bu dünya keşfedilmeye başlandığında ise, yaratılışımızdaki mucize ile bir kere daha karşılaşırız. Beyindeki her kıvrım, her girinti ve çıkıntı bir amaç üzerine yaratılmıştır.
Devamı için tıklayınız.

Allah Korkusu Olmazsa Allah'a kavuşacağını bilen ve her tavrının bir karşılığı olduğunun bilincinde olan bir insanla, kimseye hesap vermek zorunda olmadığını zanneden bir insanın davranışları arasında büyük farklılıklar vardır. Allah korkusu olmayan bir insan her türlü kötülüğü işleyebilir, çıkarları için her türlü ahlaksızlığa göz yumabilir. Örneğin çok sıradan bir sebepten veya dünyevi bir çıkar için "gözünü bile kırpmadan" adam öldürebilen bir insan, bunu Allah'tan korkup sakınmadığı için yapar. Oysa Allah'tan korkan bir insanın değil bir insanı öldürmesi, en küçük bir kötülüğü bile yapması mümkün değildir.
Devamı için tıklayınız.

"Osmanlı Vizyonu ile Ermeni Sorununa Gerçek Çözüm" Konferansı Osmanlı döneminden günümüze kadar Ermeni vatandaşlarımız ile olan ilişkilerimiz, diğer gayri Müslim topluluklarla olduğu gibi, sevgi ve saygı temeli üstüne oturmuştur. Son dönemde tarihi gerçekler çarpıtılarak, iki toplum arasındaki ilişkiler uluslararası alanda politika malzemesi olarak kullanılmaya çalışılmaktadır. Bu gelişmeler karşısında Türk Milleti’nin birlik ve beraberliğe her zamandan daha fazla ihtiyacı vardır.
Bu düşünceler çerçevesinde 30 Haziran 2005 günü Bilim Araştırma Vakfı ve Milli Değerleri Koruma Vakfı tarafından ‘Osmanlı Vizyonu İle Ermeni Sorununa Gerçek Çözüm’ konferansı düzenlendi. Milli menfaatlerimizin ve tarihi gerçeklerin ışığında Ermeni meselesinin, konunun uzmanları tarafından aydınlığa kavuşturulduğu bu konferans İstanbul Sepetçiler Kasrı’nda gerçekleştirildi.
Toplantı öncesinde Mehteran Takımı’nın söylediği marşlar ve peşrevler davetliler tarafından büyük ilgi gördü. (Bilim Araştırma Vakfı) üyesi İbrahim Tuncer’in yaptığı açılış konuşmasının ardından ‘bir multivizyon gösterisi gerçekleştirildi. Daha sonra sırasıyla, Bilim Araştırma Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Tarkan Yavaş, Sayın Güray Değerli, Prof. Dr. Sayın Nurşen Mazıcı, Prof. Dr. Sayın Türkkaya Ataöv ve son olarak da Milli Değerleri Koruma Vakfı Başkanı Sayın Altuğ Müştak Berker ‘Ermeni Meselesi’ ile ilgili görüşlerini aktardılar. Toplantının sonunda ise konuşmacılara Bilim Araştırma Vakfı ve Milli Değerleri Koruma Vakfı tarafından birer plaket verildi.
Devamı için tıklayınız.

ABD Bilim Çevrelerinden İki İtiraf ABD'nin ünlü evrimci bilim dergisi Nature, 12 Temmuz tarihli sayısında yaratılışın bilimsel bir gerçek olduğunu doğrulayan iki makaleye yer verdi. Evrenin sonsuzdan beri var olmadığını Big Bang ile birlikte bir anda ortaya çıktığını itiraf eden dergi, insanın şempanzeden evrimleştiği iddiasının sadece bir masal olduğunu belirtti.
Evrenin Başlangıcı Var
Gün geçtikçe daha fazla bulguyla varlığı kesinleşen "Büyük Patlama" hakkında bilim adamlarının aktardıkları gerçekler çok şaşırtıcı. Evrenimizin varoluşunu açıklayan "büyük patlama" modeline göre, kainattaki galaksileri, yıldızları ve gezegenleri oluşturan maddenin hepsi, bundan 15 milyar yıl önce tek bir atomun çekirdeği boyutunda küçük bir hacme sıkışmış olarak duruyordu. Bu an, zaman ve mekanın var olmasından önceydi. Hemen sonraki anda, tarifi imkansız bir patlama ile sonsuz yoğunlukta trilyonlarca derecelik bir sıcaklık oluştu. Bu sırada maddeyi meydana getiren atom parçacıkları ve enerji, uzay ve zaman ortaya çıktı. Bugüne dek zaman ve mekan boyutlarının patlama öncesinde olmadığı kabul ediliyordu. Ancak nükleer fizik alanındaki son bulgular boyutlardan neden söz edilemeyeceğine açıklık getirdi.
Devamı için tıklayınız.

Kuran'ı Yanlış Yorumlama Nedenleri Kuran insanlar için gereken her türlü bilgiyi içinde barındıran mucizevi bir kitaptır. Bu da Kuran'daki sonsuz İlahi hikmetten kaynaklanır. Belirli sayıdaki ayetlerin içine sınırsız bir ilim, üstün bir hikmetle yerleştirilmiştir. Ayetler kendi içlerinde zahiri, batıni, içiçe geçmiş ve katlanmış pek çok anlam içerdikleri gibi ayetlerin birbirleri arasındaki bağlantılardan da sayısız anlamlar çıkar. Kimi zaman tek bir ayetin açıklaması bile müstakil bir kitap konusu olabilir. Bu sebeple, Kuran'ı yorumlamak için herşeyden önce Kuran'ın geneline hakim olmak şarttır.
İnsan, art niyetli ve tek taraflı olarak Kuran'a yaklaştığında onu anlaması mümkün değildir. Bu, Allah'ın bir kanunudur. Bir kişi ne kadar zeki ne kadar kültürlü olursa olsun, samimiyetsiz ve art niyetli bir bakış açısıyla Kuran'ı değerlendirdiğinde onu gereği gibi anlayamaz, doğru yorumlayamaz ve pek çok çelişkiye düşer. Bu yüzden, Kuran'a ön yargılı, peşin fikirli, içten pazarlıklı yaklaşan bir kişinin bu art niyetli tutumu, kendisiyle Kuran arasında -yine Kuran'daki tabirle- "görünmez bir perde" oluşturacaktır. Bu da kişinin İlahi kitabı anlamasını ve kavramasını engelleyecektir. Bu gerçek, bir Kuran ayetinde şöyle ifade edilir:
"Kur'an okuduğun zaman seninle ahirete inanmayanlar arasında görünmez bir perde kıldık. Ve onların kalbleri üzerine, onu kavrayıp anlamalarını engelleyen kabuklar, kulaklarına da bir ağırlık koyduk. Sen Kur'an'da sadece Rabbini "bir ve tek" (ilah olarak) andığın zaman, 'nefretle kaçar vaziyette'gerisin geriye giderler." (İsra Suresi, 45-46)
Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler
|