|
Kapak Konusu:
Sanal Dünyalar İnsan, ömrü boyunca bedeninin dışındaki bir dünyada yaşadığını zanneder. Halbuki dünya dediğimiz herşey algı merkezlerimize ulaşan sinyalleri beynimizin yorumlamasıdır. Yani biz beynimizin içinde oluşan dünyadan başka bir dünyayla hiçbir zaman muhatap olamayız. Dışımızda ne var, bunu asla bilemeyiz. Beyne ulaşan sinyallerin kaynağının dışarıda mevcut bulunan maddi varlıklar olduğunu iddia edemeyiz. Çünkü dış dünya olmadan da algılar dünyası meydana gelebilmektedir.
"Gördüğümüz algılar dünyasının maddesel bir karşılığı olduğu" iddiasını çürüten önemli gerçeklerden biri, beynimizde algıların meydana gelebilmesi için dış dünyaya ihtiyacımızın olmamasıdır. Bugün simülatörler gibi birçok teknolojik gelişme ve ayrıca hipnoz, bu gerçeğin en önemli delillerindendir.
Bilim yazarı Rita Carter, Mapping The Mind isimli kitabında, "görmek için gözlere ihtiyaç yoktur" diyerek, bilim adamları tarafından gerçekleştirilen önemli bir deneye yer vermektedir. Deneyde görme özürlü kişilere, video resimlerini titreşimlere dönüştüren bir cihaz takıldı. Bu kişilerin gözlerinin yanına takılan bir kamera ise, uyarıları bu kişinin beynine gönderiyordu. Böylece söz konusu kişi sürekli olarak görsel dünyadan uyarı alabiliyordu. Hastalar bir süre sonra gerçekten görüyormuş gibi davranmaya başladılar. Örneğin cihazlardan birinde görüntüyü yaklaştırmak için bir lens vardı. Bu lens hasta uyarılmadan çalıştırıldığında, hasta görüntü büyüyerek üzerine geliyormuş gibi gördüğü için iki kolu ile kendini koruma ihtiyacı hissetmiştir.
Devamı için tıklayınız.

Kültür Sanat: Mercek Sayı 06 Kuran Darwinizm’i Yalanlıyor
İnanç sahibi insanların bir bölümü materyalist telkin ve propagandalar sonucunda evrim teorisini bilimsel bir gerçek zannederler. Oysa evrim teorisi, ideolojik arka planı olan, ateizmi sağlamlaştırmak amacıyla ortaya atılmış ve materyalist düşünceye sahip çevreler tarafından şiddetle sahiplenilmiş din dışı bir düşüncedir. Ortaya atıldığı 19. yüzyıldan günümüze kadar insanlığa çatışma, savaş ve dejenerasyondan başka bir şey getirmemiştir. Harun Yahya'nın son kitabı "Kuran Darwinizm'i Yalanlıyor"da işte bu temel gerçekleri bulacaksınız.
Yazar Harun Yahya kitabın önsözünde, bu kitabı yazma amacını şu şekilde özetliyor: "Elinizdeki bu kitapta evrim teorisi çok farklı bir yönden ele alınacak, evrim teorisini savunan inançlı insanların yanılgılarına cevap verilecektir. Yapılan çalışma bu yönüyle, evrim teorisiyle yaratılış gerçeği arasında bazı noktalar bulmaya, hatta Kuran'dan evrim teorisine delil getirmeye çalışan bazı Müslümanlara cevap niteliğindedir. Kuşkusuz bundaki amacımız, bazı insanları yermek değildir. Amacımız, evrim teorisi konusundaki yaklaşımların hatalı olduğunu izah ederek, onlara bu konuda fikren yardım etmek, daha doğru bir bakış açısı benimsemelerine yardımcı olmaktır."
Devamı için tıklayınız.

İnternet Dünyası: fikiryazilari.net www.fikiryazilari.net sitesi, internet alanında çok önemli bir eksikliği gideriyor. Bu sitede, Harun Yahya'nın eserlerinden faydalanılarak hazırlanan çeşitli yazılar yer alıyor. Ayrıca yine Harun Yahya'nın günlük olarak Türkiye'deki önemli gazetelerde ve dergilerde yer alan yazılarına bu siteden ulaşmak mümkün.
Harun Yahya tarafından kaleme alınan kitaplardan oluşturulan site, okuyucunun dünyaya bakışını kökten değiştirebilecek, son derece hayati öneme sahip yazılar içermekte. Mutlaka ziyaret edilmesi gereken bu sitede yer alan bazı bölümleri ise şöyle özetlemek mümkün:
Maddenin Ardındaki Sır bölümünde, maddenin gerçek mahiyetinin ne olduğu sorusuna son bilimsel bulgular ışığında cevap veren ve bugüne kadar pek çok insanı olağanüstü derecede etkileyen bir gerçek anlatılmakta. Bu gerçek, maddenin, beynimizdeki görüntü ve hislerden oluştuğudur.
Devamı için tıklayınız.

Duygusallık Aklı Nasıl Örter? Kuran ahlakını yaşayan insanlar olaylara duygusal değil akılcı tepkiler verirler, her durumda "adaletle emrederler", yani doğru olanın yapılmasını sağlarlar.
Her insan, sevgi, şefkat, merhamet, korku gibi duygularla birlikte yaratılmıştır. İnsanın sağlıklı ve dengeli bir ruh haline sahip olabilmesi için, bu duygularını imanı ve aklı ile kontrol altında tutması ve yönlendirmesi gerekmektedir. Örneğin sevgi insana, en başta onu yoktan var eden, kendisine hesapsız rızık ve nimet veren ve ona sonsuz mutluluk dolu bir hayat vaat eden Allah'a karşı duyması için verilmiştir. Daha sonra da Allah'ı seven ve Allah'ın da kendilerini sevdiği kimselere, yani müminlere karşı yöneltilmesi gereken bir duygudur. İnsanlara karşı yöneltilen sevgide ölçü, kişinin Allah'a olan yakınlığı, Allah'ın sınırlarını korumada gösterdiği titizlik, Allah korkusu yani takvasıdır. Tüm bu sevgiler de yine Allah için duyulan ve Allah'ın tecellilerine karşı yöneltilen sevgilerdir.
İnsan, Allah'ın nefsinde yarattığı duyguları yine Allah'ın rızası doğrultusunda yönlendirmelidir. Yani Allah'ın razı olmadığı bir sevgi anlayışını, korku ya da öfke gibi duyguları kendinde barındırmamalıdır. Aksi takdirde Allah'ın gösterdiği değil, duygularının gösterdiği yolu benimsemiş olur.
Devamı için tıklayınız.

Allah Hepimizin Yaratıcısıdır İnsanların konuşurken içinde Allah kelimesi geçen cümleler kullandıklarını duyarsınız. Bunlar genellikle "Allah korusun", "Allah kısmet ederse", "İnşaAllah", "Allah bağışlasın", "Allah kabul etsin" gibi cümlelerdir.
Bunlar Allah anıldığında kullanılan, dua içeren veya Allah'ı yücelten ifadelerdir. Örneğin "Allah korusun" cümlesi, Allah'ın sizin ve çevrenizde gördüğünüz canlı cansız her varlığın üzerinde sonsuz gücü olduğu anlamına gelir. Sizi, anne ve babanızı, arkadaşlarınızı kötülüklerden koruyacak olan Allah'tır. Bu nedenle, bu söz özellikle bir sel, bir yangın ya da onun gibi istenmeyen bir olaydan bahsedildiğinde sıkça kullanılır. Bir düşünün, sizce anneniz, babanız ya da seller, yangınlar konusunda bilgi sahibi herhangi bir büyüğünüz bu felaketleri durdurabilir mi? Tabii ki durduramaz. Çünkü insanın karşısına böyle bir olayı çıkaran da, onu durdurmaya gücü yetecek olan da yalnızca Allah'tır.
Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler
|