|
Kapak Konusu:
Konuşma Mucizesi Her insan belli bir yaşa gelince konuşmaya başlar. Ortalama olarak herkes aynı yaşlarda konuşmaya başladığı için bu durum çok tabii görünür. Bu nedenle konuşmak çok sıradan bir şeymiş gibi algılanır ve üzerinde pek düşünülmez. Oysa konuşmayı hiç bilmeyen bir kişinin, birden bire konuşmaya başlaması, üzerinde düşünülmesi gereken bir durumdur.
Çocuğun henüz hiçbir şey bilmiyorken konuşmaya başlaması çok büyük bir mucizedir. Çünkü en basit olarak bilinen diller bile, kelimeleri kompleks dil bilgisi kuralları ile kullanmayı gerektirir. Dil bilgisi kurallarıysa kelimelere cümle içinde farklı anlamlar kazandıran tamamiyle matematiksel ilişkilerdir.
Devamı için tıklayınız.

Canlılardaki Ortak Malzeme Ortak Tasarımın Delilidir Son yıllardaki bilimsel gelişmelerle ortaya çıkan moleküler kanıtlar, bundan 1 asır önce var olsaydı, evrim teorisi bir iddia olarak ileri sürülmeye cesaret bile edilemezdi.
Evrimcilerin son yıllarda sık dile getirdikleri iddialardan biri, insan ve şempanze genlerinin %98 oranında benzediği ve bunun şempanzenin insan ile ortak bir atadan geldiğinin delili olduğu iddiasıdır. Ancak bu yanıltıcı bir iddiadır, çünkü insanla şempanzenin genetik yapısının %98 birbirine benzer olduğunu iddia etmek için şu anda insanınkinin olduğu gibi şempanzenin de genetik haritasının çıkarılması, ikisinin karşılaştırılması ve bu karşılaştırma sonucunun elde edilmiş olması gerekir. Oysa elde böyle bir sonuç yoktur. Çünkü şu ana kadar yalnızca insanın genetik haritası çıkartılmıştır. Şempanze için ise henüz böyle bir çalışma yapılmamıştır.
Devamı için tıklayınız.

Bitkilerdeki Biyolojik Saat Pek çok bitki kendi yapısı ve döllenmesine yardımcı olan diğer canlılarla ilgili detaylı bilgilere sahip olan ve adeta bilgisayar merkezini andıran biyolojik bir saate sahiptir. Bu biyolojik saatin varlığı ise tek bir gerçeğe işaret eder: Yaratılış gerçeğine...
Zamanı ölçebilme yeteneğinin insan dışında diğer canlılarda da bulunması mucizevi bir durumdur. Bunun sadece insanlara özgü olduğu düşünülebilir, ama hem bitkiler hem de hayvanlar zamanı ölçme mekanizmasına, yani "biyolojik bir saate" sahiptirler.
Bitkilerin zamana bağlı hareketlerinin olduğu ilk olarak 1920'li yıllarda anlaşılmıştır. Bu yıllarda Almanya'da iki bilim adamı Erwin Buenning ve Kurt Stern fasulye bitkisindeki yaprak hareketlerini inceliyorlardı. İncelemeleri sonunda gördüler ki, bitkiler gün boyunca yapraklarını Güneş'e doğru uzatıyorlar, geceleri de tam dikey olarak yapraklarını büzüp uyku pozisyonuna geçiyorlardı.
Devamı için tıklayınız.

Kelebek Kanatlarındaki Estetik ve Fonksiyonellik Kelebeklerin kanatlarındaki renklerin ve desenlerin bir süs olarak yaratılmış olmalarının yanında, bu canlılar için başka pek çok hayati fonksiyonu vardır.
Kelebek kanatlarındaki renk oluşumu son derece ilgi çekicidir. Bir kelebeğin kanatlarının üzerindeki pullar vasıtasıyla ışık yansır ve ortaya "gerçekte olmayan", ama akıl almaz bir simetri ve güzellik sergileyen renkler çıkar. "Gerçekte olmayan" diyoruz; neden mi?
Kelebekler, vücutlarına kıyasla oldukça geniş bir yüzeye sahip olan kanatlarının güzelliğiyle bilinirler. Peki, kelebek kanatlarındaki bu muhteşem desenler ve renkler nasıl ortaya çıkmaktadır? Kelebekler aslında saydam olan bir çift zar kanada sahiptirler. Bunlar, yoğunlukları farklı pullarla kaplı olduğu için zar kanatların saydamlıkları belli olmaz.
Devamı için tıklayınız.

Peygamberimiz (sav)'in Örnek Tevekkülü Herhangi bir zorlukla, nefsinin hoşlanmadığı bir durumla karşılaşan her mümin, Kuran ayetlerini, herşeyi yaratanın Allah olduğunu düşünerek, Peygamber Efendimiz (sav)'in tevekkülünü örnek almalı, her olayda Allah'ın yarattığı kadere teslim olduğunu zikretmelidir.
Peygamberimiz (sav)'in çok güzel bir ahlaka sahip olduğunu Allah Kuran'da bildirmekte ve şöyle buyurmaktadır:
“Nun. Kaleme ve satır satır yazdıklarına andolsun. Sen, Rabbinin nimetiyle bir mecnun değilsin. Gerçekten Senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır. Ve şüphesiz Sen, pek büyük bir ahlak üzerindesin. Artık yakında göreceksin ve onlar da görecekler. Sizden, hanginizin 'fitneye tutulup-çıldırdığını'. Elbette senin Rabbin, kimin Kendi yolundan şaşırıp-saptığını daha iyi bilendir; ve kimin hidayete erdiğini de daha iyi bilendir.” (Kalem Suresi, 1–7)
Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler
|