|
Kapak Konusu:
Yeşil Nefes Yaşamak için oksijene duyduğumuz ihtiyaç söylemeye bile gerek bırakmayacak kadar açıktır. Bilindiği gibi dünyadaki oksijen döngüsünün kaynağı fotosentezdir. Fotosentez Allah'ın sonsuz ilmini ve kudretini tanımak isteyen her insanın yakından incelemesi gereken bir işlemdir. Fotosentez, bilim adamlarının bugün bile tam olarak çözemedikleri eşsiz bir tasarımdır. Elektronlar, atomlar ve moleküller vasıtasıyla yapıldığı için bu işlemi asla çıplak gözle göremeyiz fakat sonuçlarını bizzat yaşayarak hissederiz. Fotosentez anlaşılması zor kimyasal formüller, hiç karşılaşmadığımız küçüklükte sayı ve ağırlık birimleri içeren, çok hassas dengeler üzerine kurulmuş bir sistemdir. Etrafımızdaki bütün yeşil bitkilerde, bu işlemin gerçekleştiği trilyonlarca kimya laboratuvarı kurulmuştur ve ihtiyaç duyduğumuz oksijen, besinler ve enerji milyonlarca yıldır hiç durmadan üretilmektedir.
Devamı için tıklayınız.

Sinek Kuşunun Bitmeyen Enerjisi Hızı ve manevra kabiliyetiyle dikkat çeken sinek kuşu çok yüksek bir performansa sahiptir. Gösterişli bir tüy yapısına sahip bu küçük kuşun üç yüzden fazla türü vardır; ve bazılarının boyu yalnızca yetişkin bir kişinin serçe parmağı kadardır.
Sinek kuşunun en bilinen özelliği, çok hızlı kanat çırpması ve üstün manevra kabiliyetidir. Sinek kuşu saniyede 50-80 defa kanat çırpabilir. Bu hızı, sinek kuşu ufacık bedeniyle nasıl olup da yakalamaktadır? Organları bu hıza nasıl dayanmakta, sinek kuşu bu kadar enerjiyi nereden bulmaktadır?
Üstelik sinek kuşu havada asılı kalabilir ve saatte 90 kilometreyi aşan bir sürati yakalayabilir. Ayrıca sırtüstü ve yan durarak uçma, inişe geçmişken U dönüşü ile tekrar yükselerek pike yapma gibi farklı yeteneklere de sahiptir.
Dakikada 1260 Kez Çarpan Kalp
Sinek kuşu böylesine hareketli ve hızlı bir yaşam sürdürürken büyük miktarda enerjiye ihtiyaç duyar elbette. Vancouver Sun'da çıkan bir makalede sinek kuşlarının çok fazla enerji gerektiren bu uçuş tekniklerini kullanırken ne kadar kalori yaktıkları hesaplanmış. Sinek kuşunun bir günde tükettiği enerji miktarına anlaşılır bir örnek verirsek; bu sayı bir insanın günde 1300 hamburgerin vereceği kaloriyi yakması anlamına geliyor. Aynı makalede kuş uzmanı John Morton "Onların enerji seviyesinde güç sarfetseydik kalplerimiz dakikada 1260 kez çarpar, vücut ısımız 3850 C dereceye yükselir ve alev alev yanardık" diyor.
Tüm bu hareketlilik sinek kuşunun alev topuna dönüşmesine neden olmaz, hatta sinek kuşunun vücudu bunca harekete karşı yıpranmaz. Öyle ki diğer kuşlar altı sene kadar yaşarken sinek kuşunun ömrü on seneye yaklaşır.
Devamı için tıklayınız.

Gaflet Uykusundan Uyanmak Her insanın dünyadaki hayatı bir gün mutlaka sona erecek; kim bilir belki bir gün sonra, belki bir saat sonra, belki bir dakika sonra belki de şimdi...
Bir bilgi yarışması düşünün. Yarışmayı kazanana çok büyük miktarda ödül verilecek olsun. Acaba yarışmacı, yarışma sırasında nasıl davranır? Soruları dinleyip cevaplarını düşünmek yerine etrafına bakınıp oyalanır, bulunduğu yerin dekorunu veya beraber yarıştığı insanların elbisesini, ses tonunu, saçını mı eleştirir yoksa sorunun cevabını mı düşünüp çözmek için çaba mı harcar?
Elimizde çok kesin bir gerçek var; dünya hayatı sona erecek ve her canlı bir gün mutlaka ölümü tadacaktır. Buna rağmen insanların bir kısmı, Allah'ın açık ayetlerinden, emir ve yasaklarından habersiz bir şekilde, sadece kendi istek ve arzuları doğrultusunda yaşamaktadır. Bu insanların, dünya nimetlerine sahip olmak, mutlu olmak, eğlenmek, nefsani arzularını tatmin etmek dışında başka bir istekleri ya da amaçları yoktur. Sadece dünyanın geçici nimetlerine ilgi duyar ve istedikleri şeylere sahip olmak için yaşamları boyunca çaba harcarlar.
Devamı için tıklayınız.

Kuran Mucizeleri: Mercek Sayı 23 Yüce Allah, 14 asır önce insanlara Kuran-ı Kerim'i indirdi ve tüm insanlığı bu kitaba uyarak kurtuluşa ermeye davet etti. İndirildiği günden kıyamete dek, insanlığın tek yol göstericisi, olma vasfını taşıyacak olan son İlahi kitap Kuran-ı Kerim’dir.
Kuran'ın eşsiz üslubu ve içerdiği üstün hikmet, onun Allah'ın sözü olduğunun kesin bir delilidir. Bunun yanı sıra, Kuran'ın Allah katından indirildiğini ispatlayan pek çok mucizevi özelliği de vardır. Sayısız Kuran mucizelerinden biri de ancak 20. yüzyıl teknolojisiyle eriştiğimiz bazı bilimsel gerçekleri, Rabbimizin 1400 yıl önce Kuran'da bildirmiş olmasıdır.
Elbette ki Kuran bir bilim kitabı değildir. Fakat Kuran'ın çeşitli ayetlerinde son derece hikmetli bir biçimde aktarılan bazı mucizeler, bilimsel keşiflere ipuçları sunmaktadır. Allah’ın Kuran'ı vahyettiği dönemde bu bilgilerin bilimsel olarak saptanmasının mümkün olmaması günümüz insanına Kuran'ın Allah sözü olduğunu bir kez daha ispatlamaktadır.
İnsanların astronomi, fizik ya da biyoloji hakkında çok az şey bildikleri bir dönemde indirilen Kuran-ı Kerim, evrenin yaratılışından insanın oluşumuna, atmosferin yapısından, yeryüzündeki dengelere kadar pek çok konuda kilit bilgiler içermektedir. Öncelikle Kuran-ı Kerim'deki bazı matematiksel mucizelere kısaca değinelim.
Devamı için tıklayınız.

Vücudun Sağlam Zırhı: Deri Deri yokluğu halinde insanın yaşamını sürdürmesini engelleyecek kadar hayati bir dokudur. Olmaması bir yana derinin bir bölümünün tahrip olması bile ciddi bir su kaybına sebep olacağından insanın hayatını yitirmesine yol açar.
Vücut Isısını Dengede Tutar
Birçok tabakadan oluşan, içinde algılayıcı sinirler, dolaşım kanalları, havalandırma sistemleri, ısı ve nem ayarlayıcıları bulunan deri, kompleks bir organdır. Derinin en önemli özelliği, sağlamlık ve esneklik gibi iki ayrı niteliği birden taşımasıdır. Derinin bu özellikleri insanlara pek çok yarar getirir. Gerektiğinde serinlememizi veya ısınmamızı sağlayan deri bu işlemleri bizim bilmediğimiz başka yöntemler kullanarak da gerçekleştirmektedir. Örneğin; vücut ısısı arttığında alt derideki kılcal damarlar genişleyerek gereğinden fazla sıcak olan kanın vücudun nispeten daha serin olan dış kısmından geçmesini ve ısının dışarıya verilmesini sağlar. Böylece vücudun iç ısısında kısmi bir düşüş olur. Soğuk havalarda ise ter bezlerinin çalışması yavaşlar ve kan damarları daralır. Böylece deri altında kan dolaşımı azaltılır. Bu sayede vücut ısısının dışarı kaçması mümkün olduğunca engellenir.
Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler
|