Sık Kullanılanlara Ekle Dergi Aboneliği Site Üyeliği Bize Ulaşın
 
Ana Sayfa Makaleler Eski Sayılar
Site Hakkında
 
 
Mercek Sayı 27

Mercek Sayı 27

Mercek Dergisi'nin Eylül 2003 sayısını buradan download edebilirsiniz.

PDF Download


Kategoriler
Ahir Zaman & Mehdi
Batıl Felsefeler
Bitki Dünyası
Cahiliye Toplumu
Çocuklar İçin
Darwinizm İdeolojisi
Dinlerin Kardeşliği
Doğadaki Yaratılış
Dünyamız
Evrendeki Mucizeler
Evrim Teorisinin Çöküşü
Gerçek Milliyetçilik
Harun Yahya Hakkında
Hayvanlar Alemi
Hazreti İsa Gelecek
İslamın Yükselişi
İslam Terörü Lanetler
Kuran Ahlakı
Kuran Bilgisi
Kuran Mucizeleri
Maddenin Ardındaki Sır
Masonluğun Sırları
Mikrodünya Mucizesi
Milli Strateji
Peygamberler Tarihi
Tarih
Tefekkür Konuları
Türk-İslam Birliği
Vücudumuzdaki Mucizeler
Yahudilik

Tavsiye Edilen Kitaplar
Makaleler 3
İnsan Mucizesi
DNA'daki Yaratılış Mucizesi
Tapınak Şövalyeleri
İdealizm, Matrix Felsefesi ve Maddenin Gerçeği
Resullerin Mücadelesi

Tavsiye Edilen Belgeseller
Masonluğun Felsefesi
Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri 16. Gün
En Büyük Nimetlerden Biri Allah'a Şükretmek
Hikmet Pınarı Ramazan 2008 Programı 30. Gün
Doğadaki Mühendislik
Çözüm Kuran Ahlakı

Tavsiye Edilen Linkler
kutsalkitaplardamehdi.c..
dusunencocuklar.com
darwinistleresorun.com
hayvanlardakamuflaj.com
yaratilisdelilleri.iman..
cubbelininbilmedikleri...

harunyahya.net

basindaharunyahya.com

 

Kapak Konusu:
Konuşan Kuşlar Mucizesi

Konuşmak ya da bir sesi taklit etmek, birçok kişinin düşündüğü gibi yalnızca ağzın açılıp kapanmasıyla oluşan basit bir beceri değildir. Bunun için çok kompleks sistemlerin bir arada bulunması ve bu sistemlere ait tüm parçaların kusursuzca ve uyum içinde çalışması gereklidir. Yazımızda değineceğimiz papağanların ses taklidi yeteneği de, tüm bunlar göz önünde bulundurulduğunda, pek çok olağanüstülük sergilemektedir.

Bazı kuş türleri, hayvanlar arasında çok nadir rastlanan ses taklidi yeteneğine sahiptir. Örneğin papağanlar kapı gıcırtısı, açılan şişe kapağı, telefon sesi, melodili ıslıklar gibi pek çok sesin yanı sıra insan konuşmasını da taklit edebilmektedirler. Papağanlarda gözlenen bu taklit yeteneği, tesadüf eseri elde edilebilecek bir yetenek değildir. Bir papağanın taklit ettiği insan sesinin, tonu, vurgusu, ifade şekli ile orijinalinin çok benzer olması, bu canlının fiziksel yapısının son derece özel olmasından kaynaklanmaktadır.

Bir kuşun duyduğu bir sözcüğü söyleyebilmesi ya da bir melodiyi seslendirebilmesi için, fiziksel yapısının buna uygun olması, işitme-görme duyularının kusursuzca çalışması, duyuları ile elde ettiği bilgileri hafızasına kaydedebilmesi ve kendine göre bir anlama-kavrama yeteneğine sahip olması gerekir.

Devamı için tıklayınız.

Tarihteki Bazı Bilimsel Yanılgılar

Ey insanlar, (size) bir örnek verildi; şimdi onu dinleyin. Sizin, Allah'ın dışında tapmakta olduklarınız -hepsi bunun için biraraya gelseler dahi- gerçekten bir sinek bile yaratamazlar. Eğer sinek onlardan bir şey kapacak olsa, bunu da ondan geri alamazlar. İsteyen de güçsüz, istenen de. (Hac Suresi, 73)

Tarih boyunca insanlar yaşadıkları evreni gözlemleyerek, onun sırlarını çözmeye çalıştılar. Birçok bilim adamı insanların akıllarını kurcalayan sorulara yanıt bulmak için ömrünü harcadı. Kimisi yaşadıkları dönemin şartlarına göre büyük buluşlara imza atarken, kimisi de kendi dönemlerinde büyük ilgi gören; fakat daha sonraları ise büyük bilimsel yanılgılar olarak kabul edilen iddialarda bulundu.

Günümüzde çok iyi bilinen bazı gerçekler hakkında geçmişte bilimsellikten ve akılcılıktan uzak bazı iddialarda bulunuldu. Birçok bilim adamı gerek dönemlerinin geri kalmış bilimsel düzeyleri, gerekse sahip oldukları bazı kişisel fikirleri dolayısıyla birçok bilimsel yanılgıya sebep oldu. Tarihte gerçekleşmiş bu gibi bilimsel yanılgılara verilecek en büyük örnek ise yaşamın kökeni üzerine ortaya atılmış iddialardan biri yani Darwinizm'di...

Devamı için tıklayınız.

Usta Dalgıç Pelamis

Doğadaki yaşam evrimcilerin 'ilkel canlı' kavramını yalanlıyor. Pelamis adlı küçük bir deniz yılanı bir dalgıçtan çok daha üstün yetenekleriyle Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği ispatlıyor.

Bilimsel adı Pelamis Platarus olan "sarı şeritli" deniz yılanı Güney Doğu Asya ve Kuzey Avustralya kıyıları ile nehir ağızlarında yaşar. Pelamis küçük bir yılan sayılır. Boyu en fazla 80 cm. ağırlığı ise 200 gramdan azdır. 1,5 mm uzunluğundaki küçücük dişinden çıkan zehir, kobranınkinden 5 kat daha güçlüdür. Zehirin 1 gramının binde üçü kadarı bile bir insanı öldürmek için yeterlidir. (Bilim ve Teknik, "Deniz Yılanları Geliyor", Nisan 1991 sf.34)

Panama'daki Smithsonian Tropikal Araştırmalar Enstitüsü'den Ira Rubinoff, Jorge Motta ve Jeffrey Graham çalışmalarında yılanların zamanlarının %87'sini suyun altında geçirdiklerini tespit ettiler. Pelamis, su yüzeyine bir saniye kadar sadece nefes almak için çıkıyordu ki, bu su altı için oldukça iyi bir performans sayılır.

Devamı için tıklayınız.

Karidesten Dayanıklılık Testleri

Tuzla karidesi yaşantısını sadece doğal tuz gölleri veya insan yapısı tuzlalarda sürdürebilmektedir. Kendisinden başka birkaç kırmızı bakteri ve bir hücreli alg türünün yaşayabildiği tuz oranı yüksek ortam, onu düşmanlarına karşı korumaktadır. Ancak bu ortam onu flamingolara karşı koruyamaz. Flamingoları gördüğünüz her yerde mutlaka tuzla karidesini veya akrabalarını da görebilirsiniz.

Hiçbir savunma organına sahip olmayan Artemia, flamingolara kolaylıkla yem olur. İlk anda canlı savunmasız gibi gözükse de gerçek böyle değildir. Allah bu canlıların yayılıp üremesi için mükemmel bir sistem hazırlamıştır.

Artemianın kusursuz üreme stratejisi

Artemiaların yumurtaları oldukça kalın ve esnek bir tabaka ile kuşatılmıştır. Yetişkin bir artemia, flamingo tarafından yenilse bile, flamingolar yumurta kesesindeki artemiaları sindiremezler. Bu sayede yumurtalar, flamingoların göç yolları üzerindeki tüm uygun yerlere taşınmış olurlar.

Devamı için tıklayınız.

Yeraltısuları

"... Elbette Allah, Kendi emrini yerine getirip-gerçekleş- tirendir. Allah, herşey için bir ölçü kılmıştır." (Talak Suresi, 3)

Yeryüzüne düşen suyun yeraltında toplanması ve tekrar yer üstüne çıkarak insanların kullanacağı hale gelmesi için birçok olağanüstü işlem gerçekleşir. Örneğin; yeraltındaki çeşitli toprak tabakaları arasından geçtiği için çamurlu ve bulanık olması gereken su, temiz ve berrak halde kalır.

Birçok endüstriyel kuruluş, atık sulardan faydalanmak için özel arıtma tesisleri kurmaktadır. Yüksek maliyetlerle yapılan bu tesislerin büyük yatırımlara rağmen, kullanıma sokabildikleri su kapasitesi oldukça sınırlıdır, ayrıca bu sınırlı kapasite için bile çok fazla enerji harcanır. Oysa Allah'ın üstün yaratışının delili olarak yeraltı sularının enerjisi tamamen doğal kaynaklardan sağlanır ve insan ürünü tesislerle kıyaslanmayacak miktarda su, sürekli arıtılarak insanların kullanımına sunulur.

Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Gece Avlanan Balıkların Işığı Bakteriler
Göz Kapakları
Örümceklerin Üstün Ağ Kurma Teknikleri
Balıklarda Özel Yapılar: Hava Kesesi ve Deri
Uykunun Hayatımızdaki Önemi
Keşfedilen Yeni Mucizeleriyle Evren
Dünyanın Isısını Ayarlayan Termostat
İnternet Dünyası: kuranbilgisi.com
   
 

İlmi Mercek Dergisi © 2005
Bu sitede yayınlanan tüm çalışmaları, siteyi referans göstermek koşulu ile,
telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir, çoğaltabilir ve dağıtabilirsiniz.