Sık Kullanılanlara Ekle Dergi Aboneliği Site Üyeliği Bize Ulaşın
 
Ana Sayfa Makaleler Eski Sayılar
Site Hakkında
 
 
Mercek Sayı 30

Mercek Sayı 30

Mercek Dergisi'nin Aralık 2003 sayısını buradan download edebilirsiniz.

PDF Download


Kategoriler
Ahir Zaman & Mehdi
Batıl Felsefeler
Bitki Dünyası
Cahiliye Toplumu
Çocuklar İçin
Darwinizm İdeolojisi
Dinlerin Kardeşliği
Doğadaki Yaratılış
Dünyamız
Evrendeki Mucizeler
Evrim Teorisinin Çöküşü
Gerçek Milliyetçilik
Harun Yahya Hakkında
Hayvanlar Alemi
Hazreti İsa Gelecek
İslamın Yükselişi
İslam Terörü Lanetler
Kuran Ahlakı
Kuran Bilgisi
Kuran Mucizeleri
Maddenin Ardındaki Sır
Masonluğun Sırları
Mikrodünya Mucizesi
Milli Strateji
Peygamberler Tarihi
Tarih
Tefekkür Konuları
Türk-İslam Birliği
Vücudumuzdaki Mucizeler
Yahudilik

Tavsiye Edilen Kitaplar
Balarısı Mucizesi
İmanın Güzellikleri
Protein Mucizesi
İnsanın Apaçık Düşmanı Şeytan
Kuran'da Temel Kavramlar
Küçük Dostlarımız Karıncaların Dünyası

Tavsiye Edilen Belgeseller
Endülüs'ten Günümüze İslam'ın Avrupa'da Muhteşem Yükselişi
Allah'ın İsimleri 1
Şeytanın Karakteri Kibir
Hikmet Pınarı Ramazan 2008 Programı 27. Gün
Hikmet Pınarı Ramazan 2008 Programı 15. Gün
Risale-i Nur Külliyatında Hazreti İsa ve Hazreti Mehdi Gerceği 3

Tavsiye Edilen Linkler
kurandasadakat.com
hepimizkardesiz.org
isikverenkmucizesi.com
allahinhikmetliornekler..
kutsalkitaplardamehdi.c..
denizlerdekimucize.com

harunyahya.org

divxvar.com

 

Kapak Konusu:
İslam Bilim ve Teknolojiye Nasıl Yön Verdi?

Otomatik kapılar, kuyulardan motorsuz su çeken aygıtlar, demir, kalay ve kurşun gibi metallerin hassas belirlenmiş yoğunlukları, zamanın göreceliği, otomatik kontrol sistemleri... Bunların hiçbiri, içinde bulunduğumuz yüzyılın keşifleri değildir; bunlar, 6–7 yüzyıl öncesine ait buluşlardır.

Bilim ve teknoloji, yaşadığımız yüzyılda dünya tarihini etkileyecek önemli gelişimlere ve değişimlere vesile oldu. Tüm ülkelerde, yaşam koşullarını köklü ve süratli bir şekilde etkileyen teknoloji, artan dünya nüfusunun pek çok sorununa çözüm getirdi.

Dünyanın bugünkü medeniyet seviyesinde büyük payı olan bilim ve teknolojinin tarihi gelişimi de son derece hızlı oldu. Peki, bilim ve teknolojinin önderliğini üstlendiği uygarlık ve kültür alanındaki bu değişimin tarihsel başlangıcı hangi dönemlerde başlamıştır?

Yukarıda saydığımız keşiflerin tamamı, dokuzuncu yüzyıldan on dördüncü yüzyıla kadar uzanan dünya tarihinde, dönemin en ileri uygarlığı olan "İslam Uygarlığı"nın ürünüdür. Tüm yaşamlarını, dolayısı ile bilime dair tüm çalışmalarının temelini Kuran ayetlerine dayandıran Müslümanlar o dönemde bile bilime sahip çıkmışlardır. Akıla ve bilgiye dayanan uygarlıkları, dünyanın bugün sahip olduğu pek çok değere de kaynaklık etmiştir.

Devamı için tıklayınız.

Hayvanların Şaşırtıcı Yetenekleri ve Dayanıklılıkları

Çölde kavurucu sıcaklıktaki kumların üzerinde kilometrelerce ilerledikten sonra yanında hiçbir yardımcı araç olmaksızın tekrar başladığı yere dönebilen, 121oC gibi muazzam bir sıcaklıkta hayatını sürdürülebilen, 200 metrelik bir gökdeleni hiç zorlanmadan zıplayarak geçen canlıların olduğunu biliyor musunuz? Bu gibi şaşırtıcı yetenekler ve dayanıklılık, insanlar ile karşılaştırıldığında, hayvanların ne kadar üstün ve mucizevi özelliklere sahip oldukları açıkça ortaya çıkmaktadır. Allah'ın ilhamıyla hareket eden bu canlılar Rabbimiz'in kusursuz yaratışını gözler önüne sermektedirler.

En Zor Koşullarda Yaşayan Canlı

Bilim adamları, çok zor koşullarda yaşayabilen bir canlıyı keşfettiler. Bu canlı 121oC'de yaşadığı için "Strain 121" adı verilen tek hücreli bir mikroorganizma. Uzmanların görüşüne göre, yüksek sıcaklıklarda yaşayabilen bu tür canlılar, Dünya henüz soğumadan yaşamaya başlamış olabilirler.

Science dergisinde yayınlanan bu araştırmayı, Massachusetts Üniversitesi'nden Kazem Kashefi ve Derek Lovley isimli iki bilim adamı yürüttü. Profesör Lovley, "Amacımız sıcaklık sınırını aşmak değildi. Bir organizmanın genel özellikleri arasında, yaşayabildiği sıcaklık aralığına da bakılır. Isıyı giderek artırdık ve bu organizma yaşamaya devam etti. En sonunda bu canlıyı, bütün organizmaları öldüren basınçlı buhar cihazına koyduk" dedi.

Devamı için tıklayınız.

Uzayın Sonsuzluğu Üzerinde Düşünmek

Uzayın sonsuz kabul edildiğini ve derinliklerinde neler olduğunun halen bilinmediğini biliyor musunuz?

Pek çok insan, havanın açık olduğu bir yaz gecesinde, gökyüzünü seyretmiş ve yıldızlarla dolu alacakaranlığın nasıl sonuçlandığı konusunda çeşitli düşünceler üretmiştir.

Evrenin sonsuzluğu hakkında birbirinden farklı pek çok teori ortaya atılmaktadır. Ancak tahminden ileri gidemeyen bu teorilerde veriler yetersiz olduğu için, şu ana kadar varılabilen tek sonuç evrenin sonsuz olduğudur.

Evrenle ilgili rakamların insanın düşünebileceği sınırların çok üstünde olması da bilim adamlarının evreni sonsuz olarak adlandırmalarının bir diğer nedenidir. Örneğin içinde Dünya'nın da yer aldığı Samanyolu Galaksisi'nde bile, çeşitli büyüklüklerde 250 milyar civarında yıldız bulunduğu belirtilmektedir. Bunun evrenin içinde barındırdığı binlerce hassas denge ve rakamdan yalnızca biri olduğu düşünüldüğünde ne derece geniş bir kavramla karşı karşıya olduğumuz ortaya çıkmaktadır. Evrenin sonsuzluğunu daha iyi anlamak için Güneş Sistemimizi kısaca incelemek bile yeterli olacaktır.

Güneş Sistemi ve Evrenin Büyüklüğü

Orta büyüklükte bir yıldız sayılan Güneş'in çapı 1.392.000 km'dir. Yüzeyinde 6000 Co olan ısı, derinliklerde 15 milyon santigrata yükselmekle beraber; yüzeyden boşluğa yükselen alevlerin boyutları 800.000 kilometre civarındadır. Yani dünyanın ekvatordaki çevresinin açılmış halinin 20 katı!..

Devamı için tıklayınız.

İnancın Sağlıklı Yaşam Üzerindeki Etkileri

Yüce Rabbimiz, Kuran'da insanlara nasıl yaşamaları gerektiğini bildirmiş ve yanlış tavırların ne olduğunu açıklayarak bunlardan kaçınmaları yönünde onları uyarmıştır. İnsanın dünyaya gönderiliş amacı, Allah'a iman etmek ve O'na kulluk etmektir. Yüce Rabbimiz, insan fıtratını iman etmeye uygun bir yapıda yaratmıştır.

Allah Kuran'da, insanların iman fıtratı üzerine yaratıldıklarını ve buna uygun olarak yüzlerini imana çevirmeleri gerektiğini şöyle bildirmektedir: "Öyleyse sen yüzünü Allah'ı birleyen (bir hanif) olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışı için hiçbir değiştirme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler." (Rum Suresi, 30)

Burada hatırlatılması gereken çok önemli bir sır vardır. Eğer kişi yaratılışına uygun olarak iman eder ve yaşarsa, yalnızca ahirette kazançlı çıkmakla kalmaz, aynı zamanda dünya hayatı için de en uygun yaşamı seçmiş olur.

Son yıllarda yapılan birçok araştırma, inancın insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerini ortaya koymaktadır. Bu araştırmalara göre Allah inancına sahip olan insanlar diğerlerine göre Allah'ın izniyle hem daha uzun yaşamakta hem de yaşam kaliteleri diğerlerine göre çok daha yüksek olmaktadır. 1995 yılında Georgetown Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapılan araştırmaların sonuçları, inancın sağlık üzerindeki olumlu etkilerini açıkça ortaya koymuştur. Bu araştırmalardan en ünlüsü ise Amerikan Ulusal Yaşlanma Enstitüsü'nün Kaliforniya, Alameda beldesinde yaşayan 5.286 yetişkin üzerinde 28 yıl boyunca sürdürdüğü çalışmadır. Buna göre inançlı kişilerin ölüm oranlarının yaşa, cinsiyete, eğitim durumuna ya da etnik kökene bağlı olmadan diğerlerine göre düşük olduğu ortaya çıkmıştır.

Devamı için tıklayınız.

Gece Avcısı Baykuşlardaki Üstün Tasarım

Geceleri birçok canlı için saklanma ve uyuma zamanı iken, bazıları için avlanma vaktidir. Ancak gece avında büyük bir dezavantaj vardır; karanlık. Bu nedenle bir gece avcısı için özeldonanım şarttır. Gece avcılarının en iyilerinden olan baykuşlar Allah'ın bu özel donanımlara sahip olarak yarattığı varlıklardır.

Baykuşun Hassas Radarları: Kulaklar

Baykuşların işitme sistemi pek çok canlıya göre oldukça üstündür. Kulakları gözlerinin arkasında, kafanın yanlarında bulunur. Bir baykuşun duyum eşiği insanınkinden farklı değildir. Ama baykuşlar belli frekanslardaki seslere daha duyarlı olduklarından yaprakların veya çalıların altındaki avlarının çıkardıkları en ufak sesleri bile duyarlar.

Peçeli baykuş veya Tengmalm (Boreal) baykuşu gibi bazı türlerin, kulaklarından biri diğerinden daha yukarıdadır. Bu türlerin, sesleri kulak deliklerine yönlendiren bir nevi radar çanağı görevi gören yüz yuvarlakları vardır. Bu yuvarlağın şekli özel yüz kasları kullanılarak isteğe göre değiştirilebilir. Ayrıca baykuşun gagası ses dalgalarının üzerine toplandığı alanın artması için aşağı doğrudur.

Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Deniz Suyundaki Değişmeyen Ölçü
Dikkat Çekilen Bir Meyve: Hurma
Kuran'da Dikkat Çekilen Bir Meyve: Hurma ve Faydaları
Mükemmelin İlkel Bir Taklidi: Biyonik Göz
Mucize Karışım Anne Sütü
İnternet Dünyası: Allahvar.com
   
 

İlmi Mercek Dergisi © 2005
Bu sitede yayınlanan tüm çalışmaları, siteyi referans göstermek koşulu ile,
telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir, çoğaltabilir ve dağıtabilirsiniz.