Sık Kullanılanlara Ekle Dergi Aboneliği Site Üyeliği Bize Ulaşın
 
Ana Sayfa Makaleler Eski Sayılar
Site Hakkında
 
 
Mercek Sayı 35

Mercek Sayı 35

Mercek Dergisi'nin Mayıs 2004 sayısını buradan download edebilirsiniz.

PDF Download


Kategoriler
Ahir Zaman & Mehdi
Batıl Felsefeler
Bitki Dünyası
Cahiliye Toplumu
Çocuklar İçin
Darwinizm İdeolojisi
Dinlerin Kardeşliği
Doğadaki Yaratılış
Dünyamız
Evrendeki Mucizeler
Evrim Teorisinin Çöküşü
Gerçek Milliyetçilik
Harun Yahya Hakkında
Hayvanlar Alemi
Hazreti İsa Gelecek
İslamın Yükselişi
İslam Terörü Lanetler
Kuran Ahlakı
Kuran Bilgisi
Kuran Mucizeleri
Maddenin Ardındaki Sır
Masonluğun Sırları
Mikrodünya Mucizesi
Milli Strateji
Peygamberler Tarihi
Tarih
Tefekkür Konuları
Türk-İslam Birliği
Vücudumuzdaki Mucizeler
Yahudilik

Tavsiye Edilen Kitaplar
Hayat Boyu Çalışan Mucize Makine: Enzim
İslam Terörü Lanetler
Darwinizm Nasıl Bir Açmaz?
Türk'ün Dünya Nizamı
Hz. İsa (a.s.) Ve Hz. Mehdi (a.s.) Bu Yüzyılda Gelecek
Müminlerin Mutluluğu

Tavsiye Edilen Belgeseller
Beyin Mucizesi
Güneşin Batıdan Doğuşu Yaklaşıyor
Göklerdeki Düzen
Rahman ve Rahim Olan Allah'ın Adıyla 1
Kuran Darwinizm'i Yalanlıyor 2
Adnan Oktar ile Ramazan Sohbetleri (2010) 19. Gün

Tavsiye Edilen Linkler
fikiryazilari.net
dawkinsecevap.com
alimlerdenguzelsozler.c..
mikrodunyamucizesi.iman..
kurandanisaretler.com
sumucizesi.com

ilmiarastirma.net

divxvar.com

 

Kapak Konusu:
İslam Dünyası İçin İttifakın Önemi

Bugün İslam dünyasına baktığımızda, Müslümanların en önemli problemlerinden birinin parçalanmışlık olduğunu görürüz. Avrupa'nın neredeyse tüm devletleri, siyasi, ekonomik ve kültürel bir birlik olan "Avrupa Birliği" çatısı altında toplanmış iken; Müslümanlar yeteri derecede iş birliği kuramamış durumdadırlar. Müslüman ülkeler arasında tam bir dayanışma olmadığı gibi, farklı Müslüman mezhepler, cemaatler, tarikatlar, fikri hareketler ve kuruluşlar arasında da gereken kaynaşma ve yardımlaşma yoktur.

Oysaki Allah, tüm Müslümanların tam bir birlik ruhu içinde yaşamalarını ve hareket etmelerini emretmiştir. Rabbimiz Müslümanların, "sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi" olmalarını gerektiğini bildirmiş (Saff Suresi, 4) ve şöyle buyurmuştur:

"Allah'ın ipine hepiniz sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın..." (Al-i İmran Suresi, 103)

Allah, Müslümanlar birlik olmadıkları takdirde, güçlerinin azalacağını ise şöyle haber vermiştir:

"Allah'a ve Resulü'ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp yılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir." (Enfal Suresi, 46)

Devamı için tıklayınız.

Kuran'da Fil Ordusunun Helakı

Yüce Allah'ın ayetlerinde kutsal olduğunu bildirdiği Kabe, günümüzde de Müslümanlar için en kutlu mekandır. Rabbimiz, Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından inşa edildiği tarihten itibaren bu kutsal mekanı korumuş ve İslamiyet'in indirilişinden önce aldığı Ümmül Kur'a (şehirlerin anası) ismiyle Mekke, dışarıdan yapılan hiçbir saldırı veya işgalle alınamamıştır.

Tüm Müslümanlar için en kutlu mekan olan Kabe, Allah'ın emriyle, Hz. İbrahim ve oğlu Hz. İsmail tarafından inşa edilmiştir. Beyt-i Haram olarak da nitelendirilen Kabe-i Muazzama, Kuran'da Allah'ın, "kutlu ve hidayet bulunan yer" olarak tarif ettiği mübarek bir mekandır. Yüce Rabbimiz, Kuran'da Mekke'nin kutlu bir mekan olduğunu şöyle bildirmiştir: "Gerçek şu ki, insanlar için ilk kurulan Ev, Mekke'de, o, kutlu ve bütün insanlar (alemler) için hidayet olandır." (Al-i İmran Suresi, 96)

İnşa edildiği ilk günden beri Müslümanlar tarafından tavaf ve hac edilen Kabe, Hz. İbrahim döneminden itibaren kutsal bir yer olmuştur. Yüce Allah ayrıca başka bir ayetinde Kabe'de Hz. İbrahim'in makamı olduğunu da bildirmiştir:

"Orada apaçık ayetler, İbrahim'in makamı vardır. Kim oraya girerse o güvenliktedir. Ona bir yol bulup güç yetirenlerin Ev'i haccetmesi Allah'ın insanlar üzerindeki hakkıdır. Kim de inkâr ederse, şüphesiz, Allah alemlere karşı muhtaç olmayandır." (Al-i İmran Suresi, 97)

Devamı için tıklayınız.

Fethullah Gülen Hocaefendi'nin Ateist-Terörist Benzetmesi

Fethullah Gülen Hocaefendi'nin Zaman gazetesinde Nuriye Akman ile yaptığı röportaj büyük yankı uyandırdı. Röportaj üzerine yapılan kritikler ve değerlendirmeler, bir süredir gazete sayfalarını ve yazarların köşelerini dolduruyor.

Fethullah Gülen Hocaefendi'nin, röportajda, terörü ve terör yapanları açıkça lanetlerken yaptığı benzetmeler bazı kesim ve kişiler tarafından farklı yorumlandı. Özellikle ateist olanlar yani Allah'ın varlığını kabul etmeyenler ile insan öldüren teröristlerin eşdeğer olduğu ile ilgili beyanlardan kimileri kastedileni anlamadı. Bu ifadelerin içerdiği niyet ve yaptığı gönderme, bizce, ne adına olursa olsun masum canına kıyarak insan öldürmenin, Allah'ı inkar etmek gibi olduğu anlamındadır. Dolayısıyla buradaki maksat, inançları veya inançsızlığı nedeniyle bir ideolojiyi eleştirmek veya küçümsemek değildir.

Devamı için tıklayınız.

'Hz. İsa Öldü' Diyenler Büyük Bir Yanılgıdadırlar

İman etmeyenler tarih boyunca pek çok peygambere olduğu gibi, Hz. İsa'ya da çeşitli tuzaklar kurmuş ve onu öldürmeye kalkışmışlardır. Ancak Allah, inkar edenlerin Hz. İsa'ya kurdukları tuzakları bozmuş, Hz. İsa'yı öldürememişlerdir. Hz. İsa Allah Katına yükseltilmiştir ve Hıristiyanların da bekledikleri gibi Allah'ın takdir ettiği zaman geldiğinde yeniden dünyaya gelecektir.

Hz. İsa'nın yeniden yeryüzüne gelmesi ile ilgili yapılan tartışmaların, gün geçtikçe artması beraberinde birçok iddia ve soruyu da getirmektedir. Bu nedenle makalemizde, hiçbir doğruluğu olmayan iddiaları ve cevabı yanlış verilen soruları işlemek amaçlanmıştır. Bu vesileyle "Hz. İsa'nın yeniden dünyaya dönüşü" konusunda yapılan yanlış bilgilendirme ve yönlendirmeler Allah'ın izniyle düzeltilmiş olacaktır.

İddia 1: Maide Suresi'nin 117. ayetinde geçen "... Beni vefat ettirdiğinde (teveffeyteni) üzerlerindeki gözetleyici Sendin..." ifadesi bazı kişilerin iddia ettiği gibi biyolojik bir ölüm müdür?

Devamı için tıklayınız.

Aksiyon Dergisine İtirazlar Haklı Mıydı? 2

Geçen sayımızda, Aksiyon Dergisi'nin, 8 Aralık 2003 tarihli sayısının kapak konusunu Hz. İsa'ya ayırıp, O'nun yeryüzüne tekrar döneceğini söylemesi üzerine bazı çevrelerden de eleştiri aldığını belirtmiş ve bu eleştirilerin ne derece doğru olduğunu Kuran ayetlerinin ışığında incelemiştik. Bu sayımızda ise, Hz. İsa'nın gelişi konusunu hadislerin ve İslam alimlerinin görüşleri doğrultusunda ele alacağız.

Geçen sayımızda da belirttiğimiz gibi, Aksiyon dergisine yapılan itirazların bir bölümünü de Hz. İsa'nın gelişi konusunda nakledilen hadisler oluşturuyordu. Aksini iddia edenler açısından, öncelikle ilgili hadislerin tevatür derecesinde olduğuna da kısaca değineceğiz. Birçok araştırmacı da alimlerimizin görüşlerinin bu yönde olduğunu aktarmaktadır.

Devamı için tıklayınız.

Bu Sayıdaki Diğer Makaleler

Eğer Proteinlerin Görevi Size Verilseydi
Peygamberimiz'in (SAV) Dilinden Cennet
Kelebeklerden Yusufçuklara, Güvelerden Sineklere, Çekirgelerden Karıncalara
Tabut-u Sekine Hz. Musa'nın Ahit Sandığı Nerede Saklanıyor?
   
 

İlmi Mercek Dergisi © 2005
Bu sitede yayınlanan tüm çalışmaları, siteyi referans göstermek koşulu ile,
telif hakkı ödemeksizin kopyalayabilir, çoğaltabilir ve dağıtabilirsiniz.